Din Görevlileri.Com
Haber ve Kültür Merkezi

Gayri ahlaki düşünceler düşünce özgürlüğü adı altında İslam’a yönelik hakaretlere dönüşmüştür

0 80

Dış İlişkiler Genel Müdürlüğünce düzenlenen ve dört gün sürecek konferans, “İslamofobiye Karşı Ortak Stratejiler-Bilgi ve Hikmet Ekseninde” başlığı altında toplandı.

Diyanet İşleri Başkanı Prof.Dr. Mehmet Görmez, son zamanlarda Diyanet üzerinden sürdürülen tartışmalara ilişkin açıklamalarda bulundu;

İslam eleştirisi adı altında İslam’ın kendisi tezyif edilmeye başlanmıştır. İslam’a hakaretler yağdırılmaya başlanmıştır. Eleştiri adı altında hiçbir din mensubunun kabul edemeyeceği, gayri ahlaki düşünceler düşünce özgürlüğü adı altında İslam’a yönelik hakaretlere dönüşmüştür. Artık Müslümanların kültürlerine, giyim ve kıyafetlerine yönelik dışlamalar her şehirde neredeyse başlamıştır.

“İnanç ve ibadet özgürlükleri İslamofobi bahane edilerek kısıtlamalara dönüşmüştür…”

İnanç ve ibadet özgürlükleri İslamofobi bahane edilerek İslamofobinin oluşturduğu iklimden yararlanarak kısıtlamalara dönüşmüştür. İnanç ve ibadet özgürlükleri kısıtlanmaya başlanmıştır her yerde. Güvenlik adı altında yapılanlar İslamofobik nefretin hangi boyutlara vardığını göstermektedir. Müslümanlar İslam’ın varlığı ve Müslümanların varlığı pek çok ülkede, pek çok şehirde bir tehdit olarak algılanmaya başlamıştır. Özellikle iş bulmada, konut kiralamada, çocukların eğitim müesseselerinden istifade edilmesinde çok ciddi ayrımcılıklar başlamıştır. İş bulmaya gittiğinde adının Müslüman olması onun o işe alınmamasının en büyük sebebi olarak sayılmıştır. Müslümanlar bizzat vatandaşı oldukları ülkelerde kiralık ev bulamamaya başlamışlardır. Çocuklarını eğitime verdiği zaman aynı şekilde ayrımcılıklar başlamıştır. İslamofobik nefret suçlarının, ayrımcılıkların ilkokullara kadar inmiş olması endişe vericidir. Bütün dünyanın, bütün insanlığın, bütün düşünce insanlarının oturup bu konu üzerinde düşünmesi gerekiyor. [ad id=”2320″]

“İslamofobi artık sadece belli çevrelerde ifade edilen bir suç değil, ana akım siyasi söylemi tesiri altına almış bir hale dönüşmüştür…”

İslamofobi artık sadece sokakta, sadece belli çevrelerde ifade edilen bir suç değil, ana akım siyasi söylemi tesiri altına almıştır. Artık ana akım siyasi partiler oy devşirmek, oy kazanabilmek için birbirleriyle İslamofobik nefretlerde yarışmaya başlamışlardır.

“İslamofobi, sadece bir hastalık değil, aynı zamanda düşmanlık içeriyor…”

‘Fobi’ dediğimiz hastalık sadece bir hastalık değil, aynı zamanda düşmanlık içeriyor. Önce muhakemeyi bıraktırıyor, muhakemeyi ortadan kaldırıyor bu korku. Önce akıllara hükmederek her türlü muhakemeyi ortadan kaldırıyor, sonra bu korku korktuğumuzla iletişimi ortadan kaldırıyor. Sonra gücümüz yeterse bunu şiddete dönüştürüyoruz ve daha sonra da yapılan bu kötülükler vicdan azabı hissetmeyecek bir şekilde insanlar nezdinde meşruiyete dönüşüyor.