İslam dünyasının Pavlusları!

İslam dünyasının Pavlusları!

Hristiyanlık Hz.İsa’nın (a.s) doğumundan 200 yıl sonra Tarsuslu bir Yahudi olan Pavlus marifetiyle ortaya çıkmış ve yayılmış bir dindir. Yani Hz. İsa ile gelen bir Hristiyanlık dini yoktur. Kaldı ki Hz. Musa ile gelen bir Musevilik dini de yoktur. Allah, tüm peygamberlerinden tek bir dini; Tevhid dinini tebliğ etmelerini istemiş ve İslam’la birlikte dinini tamamlamıştır.

Bilindiği gibi Yahudiler ve Hristiyanlar kendilerine tebliğ edilen hak dini ve peygamberlerini bir müddet sonra reddettiler. Kutsal kitaplarını tahrif edip Allah’ın kendilerine gönderdiği peygamberlerini de işkenceden geçirdiler.

İznik, Efes, İstanbul ve Kadıköy Konsili’nde -dikkat edin hepsi Anadolu topraklarında toplanmıştır- Hz. İsa’ya birtakım insanüstü sıfatlar atfedildi. Örneğin Kadıköy Konsili’nde Tanrı olduğuna karar verildi!  Bakıldığında Yahudilik ve Hristiyanlık Yunan ve Roma paganizmi ile senkretik bir dine dönüştürüldü. Bugün de İslam’ın Yunan, Roma paganizmi ve İran mitolojisiyle özünden kopartılıp tahrif edilmesi planlanıyor.

Bugün İslam alemi, zahiri anlamda sosyalizmin ve kapitalizmin beslendiği aynı değerlerden beslenen İslamcılar eliyle radikalleştirilmesi, İslam sosyalizmi ve İslamcı Kalvinistler eliyle bağlamından kopartılması batıni anlamda ise birtakım cemaatler, tarikatlar ve çakma şeyhler marifetiyle Kabalist etki altında İslam’ın manipüle edilmesi tehlikesiyle karşı karşıyadır.

5 adet nazar duası, 5 adet cin mektubu, 5 adet aile için muhabbet ayeti kargo dahil 49 TL’ye satan gruplar, diplomasını bizzat peygamber efendimizin elinden alan alimler, şeyhini Allah’la eşit tutan müritler, Bartın’da evliyalar konseyine üye olup Anayasa Mahkemesi için dosya hazırlayanlar, Çorum’da kurulan

ve bizzat peygamberimizin başkanlık ettiği divana çağrılıp kendisine görev verilenler, bastonunu  gerektiğinde makineli tüfek gibi kullanan şeyhler, Allah ile konuşup depremi engelleyen, şeytanın gırtlağından yakalayıp öldüresiye döven dahası bir gecede 60 kez cinsel ilişkiye giren şeyhler, hususi işlerini Allah’a gördürenler, kuytu köşelerde iş çevirenler…

En vahimi de bunların karşında yer aldıklarını söyleyen vatan, millet kavramlarından yoksun, sosyalizm, kapitalizm gibi Yahudi ve Hristiyan değerlerinden beslenen bir ideolojinin tesiriyle iktidar kovalayan jakoben İslamcılar. Peygamberimizi devre dışı bırakacak kadar kibirli, kadınlardan başka gündemi olmayacak kadar sapkın, ülkesini küresel çeteye peşkeş çekecek kadar omurgasız, çıkarı için her türlü role bürünecek kadar da kurnaz başka dünyanın insanları onlar.

Oysa bu topraklarda bir zamanlar dervişlerin, dergahlarda aşk ile kavrulmuş kalp atışlarını duyardınız.  İlham alan âlemden ibret alır diyen, cennet yerine Allah’ın rızasına talip olan, varlıkla değil Allah aşkıyla avunan, Hakk’a talip olmaktan başka muradı olmayan, hakikatin peşine düşen, çile çeken tertemiz insanlardı onlar.

Bugün birçoğunun gözü devleti ele geçirmekte, fakirler kurdukları dev hastanelerin yanından geçmeye korkuyor. FETÖ gibi CIA projesi olanlar deşifre edildi. Ya edilmeyenler! Bugün görüntüde derviş, yaşantıda sosyete, dilde Allah, gönülde para, ille de iktidar diye tutturan tuhaf bir şey çıktı ortaya. Oysa şöyle bir zamanda ne kadar çok ihtiyacımız var gönül insanlarına.

Herkesin inancı, tarikatı, şeyhi, alimi kendine lakin bu ülkede yaşayan bir Müslüman olarak endişelerim var. Bugün İslam’a yönelik

topyekûn bir saldırı söz konusu. Küresel baronlar bunu saklamıyor. FETÖ ile başlayan diyalog projesi şimdilik kesintiye uğradı ancak bu projeden asla vazgeçeceklerini düşünmüyorum.

Bugün bazı tarikat şeyhleri Kur’an ayetlerinden cinsel iktidarsızlığa çare ararken küresel emperyalist güçler ürettikleri üstün teknolojiyle yerküreyi Müslümanlara dar etmeyi planlıyor.

Allah’tan vahiy aldıklarını sanan, insanlığın kurtuluş reçetesinin kendilerinde olduğuna inanan kadınla, erotizmle, matematik hesaplarıyla din öğretmeye yeltenen en vahimi de küresel çetenin projelerinden bihaber çakma şeyhlerin olduğu bir ortamda insanlar büyük tuzağı nasıl görsün?

Sınırımızda ikinci İsrail denilebilecek bir PKK devleti inşa edilirken bazı İslamcıların 90’lı yıllar argümanına sığınarak PKK’nın işine yarayacak türden propaganda yapması nasıl bir İslam inancıdır? İslam’a kurulan bu büyük tuzağı artık görmeliyiz.

Ufuk Coşkun-Milat Gazetesi

Sosyal Medya Hesaplarımız...
facebooktwitteryoutubegoogleplus

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

65 − 62 =