Din Görevlileri.Com
Haber ve Kültür Merkezi

İşte sigaraya haram fetvası veren alimler

Prof. Dr. Hayrettin Karaman, sigaranın haram olduğuna dair fetva veren alimleri ve kurumları açıkladı
0 97

“Şimdi sigara hakkındaki görüşlerini ve fetvalarını nakledeceğim alimler, İslam dünyasında fıkıh konusunda söz sahibi olan alimlerdir” diyen Karaman’ın Yeni şafak’taki şöyle yazdı:

1. el-Ezher Fetva Komisyonu: Sigara içmeyi şeriat hoş görmez ve haram kılar demiş ve bu fetva 22 Mart 1979 da Cumhuriyet gazetesinde yayınlanmıştır.

2. el-Ezher başkanı Câdu’l-Hak tıp uzmanlarının sigaranın zararları hakkındaki tespitlerini öğrendikten sonra “Sigara kesin olarak haramdır, içenler terk etmeli, içmeyenler de içenin yakınında bulunmamalıdır” demiştir.

3. İslam Araştırmaları Merkezi üyesi Dr. Abdulcelil Şelebî: Aklıma yatan ve beni tatmin eden hüküm sigaranın, tadı, dumanı ve izmaritinin rahatsız eden kokusu bakımından pis (habîs) ve hem içene hem de çevresindekilere zararları olması sebebiyle haram olduğudur.

4. Dr. Hâmid Câmi (el_Ezher genel sekreteri ve Küveyt fıkıh ansiklopedisi uzmanlarından): Artık İslam uleması tıpçıların raporlarına bakarak sigara hakkında kesin hükme varmışlardır. Alimlere göre sigaranın hükmü haram ile tahrîmen mekruh arasındadır (Tahrîmen mekruh uygulamada haram gibidir). Bu sebeple hem içenler bırakmalı hem de bunun ticareti yapılmamalıdır.

5. Atıyye Sakr (el-Ezzher fetva komisyonu ve araştırma enstitüsü üyesi): Tıpçıların ortaya koyduğu tartışmasız zararları ve malın hakkı olmayan bir yere sarfına sebep olduğu için din yönünden haramdır, akıl da ondan uzak durmayı emreder.

Bu seviyede daha birçok alim benzer fetvalara imza atmışlardır.

İlmi ve cihadıyla meşhur olan Yusuf el-Karadâvî de sigara içmenin ve ticaretinin haram olduğuna dair fetva veren ve uzunca makaleler yazmış bulunan bir alimdir. Bu alim fetvasına bazı önemli kayıtlar koymuştur ki, bunları da özetle aktarmam gerekiyor:

Bazı kimseler sigaranın zararlı ve haram olduğunu bildikleri halde bağımlı hale geldikleri, bırakmayı istedikleri halde iradeleri buna yetmediği için içmeye devam ederler. Bu kimselerin bırakma niyetleri, mücadeleleri ve aciz kalmaları ölçüsünde mazeretli olduklarını düşünüyorum.

Fıkhın usulünü ve bilimin verilerini göz önüne alarak sigaranın haram olduğunu açıklıyoruz, ancak bunun zina, hırsızlık, sarhoşluk veren içkileri kullanma derecesinde haram olduğunu söylemiyoruz. İslam’da haramların da büyüğü ve küçüğü ve her birinin kendine mahsus hükümleri vardır.

Bugün zararı kesinleştiği için haram dediğimiz sigaraya eskiden bilgi eksikliği yüzünden mübah, tenzihen mekruh diyenler de olmuştur. Bazı kimseler bunlara itibar ederek içmeye devam ediyorlar; bunlara fâsık denemez ve bu yüzden şehadet ehliyetini kaybetmezler; çünkü ittifaklı haramlar ile ihtilaflı haramlar hüküm bakımından aynı değildir.

Bazı kimseler de bir kısım alimlerin ve tıp adamlarının adlarını vererek “Bunlar da sigara içiyorlar” diye mesned ve mazeret arıyorlar. Ancak bilinmelidir ki, bu alimler ve uzmanlar kendilerini günahsız ve hatasız ilan etmiyorlar. Muhemeldir ki, onlar da bilgi eksikliği yüzünden ve ya gençlik saikasıyla zamanında buna alışmışlardır ve bırakmaya iradeleri yetmemektedir. Mesela Şeyh Şeltût gibi kendisi içtiği halde haram olduğuna fetva verenler de vardır.