Din Görevlileri.Com
Haber ve Kültür Merkezi

Molla Zeyrek Camisi küllerinden doğdu

İstanbul’un fethinden sonra kiliseden camiye dönüştürülen ilk yapı olma özelliğini taşıyan Fatih’teki Molla Zeyrek Camisi’nin restorasyon işlemleri sona erdi.
0 95

Vakıflar Genel Müdürlüğü mülkiyetinde bulunan, İstanbul’un fethinden sonra Fatih Sultan Mehmet Hantarafından kiliseden camiye dönüştürülen ilk eser olma özelliğine sahip Fatih’teki tarihi Molla Zeyrek Camisi‘nin restorasyonu tamamlandı.

Vakıflar Genel Müdürlüğü ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi arasında imzalanan protokolle 2009 yılında İBB tarafından restorasyonu başlatılan 901 yıllık tarihi geçmişi sahip anıt eser, çalışmalar sonucunda adeta küllerinden yeniden doğdu.

Bilim adamları gözetiminde gerçekleştirilen restorasyonla yeniden güçlendirilerek ömrü uzatılan tarihi eserin açılışı, İstanbul fethinin yıl dönümünü olan 29 Mayıs’ta gerçekleştirilecek.

Açılış öncesi hazırlıkların yapıldığı tarihi eserde gelinen noktayı İstanbul Büyükşehir Belediyesi Yapı İşleri Müdürlüğü Bilim Kurulu Başkanı İhsan Sarı, AA muhabirine anlattı.

Molla Zeyrek Camisi’nin çok önemli bir tarihi anıt eser olduğunu ifade eden Sarı, restorasyon çalışmalarının 9 yıl sürdüğünü söyledi.

Bizans döneminde Pantokrator Manastırı olarak hizmet veren yapının İstanbul fethinden hemen sonra Fatih Sultan Mehmet tarafından devşirilen ilk bina olduğunu aktaran Sarı, “Burası kiliseden camiye dönüştürülen ilk eserdir. 1453 yılında İstanbul fethedilince, burası hemen camiye çevriliyor. Molla Zeyrek hazretleri de burada görev başlıyor. Ardından Ayasofya’nın camiye dönüşüm hazırlıkları yapılıyor.” dedi.

İBB ile Vakıflar Genel Müdürlüğü arasında imzalanan protokolün ardından restorasyon çalışmalarına 2009 yılında başlandığını ifade eden Sarı, çalışmaların 2018 sonu itibarıyla bittiğini kaydetti.

Dokuz senelik restorasyon çalışmaları sırasında caminin ibadete kapatılmadığını vurgulayan Sarı, “Burası 3 kısımdan oluşuyor. Restorasyonu kısım kısım yapıldı ve cami sürekli olarak ibadete açık tutuldu. Restorasyon anlamında bina çok harabe durumdaydı. 1118 yılında inşa edilmiş. Şu anda bu yapı 901 yaşında. 335 sene, kilise 566 yıl da cami olarak kullanılmış. Çok kapsamlı bir restorasyonda geçirilmesi ilk defa gerçekleştirildi. Bundan önce III. Mustafa döneminde bir restorasyonda geçirildiğine dair elimizde kayıtlar var. Cami, bu 9 sene süren restorasyon sürecince kapsamlı şekilde elden geçirildi. Binanın fiziki yapısı güçlendirilerek yaşam süresi biraz daha uzatılmış oldu.” diye konuştu.

Caminin statik yapısının 22 gergi demiri kullanılarak güçlendirildiğini dile getiren Sarı, şunları kaydetti:

“Kuzey yapıda bulunan bir sütun paslanmaz çelik kenetlerle kuşatıldı. Ondan sonra güncel müdahale olarak herhangi bir işlem yapılmadı. Bunun dışında yangın ve güvenlik, nem ve rutubet itici sistemleri kuruldu. Üstünde, bulunduğumuz döşemenin altındaki Bizans dönemine ait döşeme için cam döşeme yapıldı. Elimizdeki 19. yüzyılın sonu belgelerinden yola çıkarak restorasyon yapıldı. İlk defa bir anıt eserin çevre kotu, yaklaşık 1,5 metre indirildi. Bütün bu işlemler için 15 milyon lira harcandığını biliyoruz. Ancak restorasyon 9 yıl sürdüğü için ve efektif olarak geçen süreyi dikkate aldığımızda yaklaşık 20 milyon lira harcanmıştır. Yaklaşık 2 bin metrekare kullanım alanı bulunan böyle bir yapı için 20 milyon lira harcanması büyük bir meblağ değil. İstanbul’un kültür yaşamına çok önemli bir eser kazandırılmıştır.”

AA