Ölümden Başka Her Derdin İlacı Çörek Otu

Ölümden Başka Her Derdin İlacı Çörek Otu

ÇÖREK OTU HAKKINDA VÂRİD OLAN HADÎS-İ ŞERİFLER
Ebû Hureyre (Radyallâhu Anh)dan rivâyet edilen bir hadîs-i şerifte Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:

“Çörek otunda kendisine şifâ bulunmayan hiçbir hastalık yoktur, ancak ölüm müstesna.” (Müslim, Selâm:29, no:2215/89, 4/1736)

Aişe (Radıyallâhu Anhâ) şöyle demiştir: Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)
“Şüphesiz ki işte şu siyah dâne her derde şifâdır, ancak sâm olursa müstesnâ!”
buyururken işittim. O zaman ben: “Sâm nedir?” diye sordum, O: “Ölümdür.” buyurdu. (Buhârî, Tıbb:7, no:5363, 5/2153)
Ebû Hureyre (Radyallâhu Anhydm rivâyet edilen bir hadîs-i şerifte Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu:

“Şüphesiz ki şu siyah dânede ölüm hâriç her derde şifâ vardır!” (ibni Mâce, Tıbb:6, no: 3447, 2/1141)
Abdullâh İbni Ömer (Radıyallâhu Arthümâ)dan rivâyet edilen bir hadîs-i şerifte Rasûlüllâh (SaUâllâhu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:

“İşte şu siyah dâneyi (kullanmayı) bırak mayın, gerçekten onda ölüm hâriç her derde devâ vardır.” (İbni Mâce, Tıbb:6, no:3448, 2/1141)
RASULULLAH (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ÇÖREK OTU KULLANDIĞI
Enes ibni Mâlik (Radyallâhu zindan rivâyetle:

“Rasûlüllâh (SaUâllâhu Aleyhi ve Sellem) bir hususta şikâyetlendiği (rahatsızlandığı) zaman, bir avuç çörek otunu eline alıp (ağzında çiğneyerek) kuru kuru yutardı, sonra üzerine su ve bal (şerbeti) içerdi.” (Taberânİ, el-Mu’ cemii’l-evsat, no:!09, 1/109)
İşte bu rivâyet, “Eğer çörek otu her derde devâ OİSaydl, Rasûlüllâh (Sallâllahu Aleyhi ve Sellem) hastalandığı zaman çörek otu kullanırdı” diyenlerin bâtıl dâvâsını çürütmektedir.
Ztrâ Rasûlüllâh (SaUâllâhu Aleyhi ve Sellem)İn on sene sürekli hizmetinde bulunmuş Enes (Radıyallâhu Anh; gibi bir sahâbînin, Rasûlüllâh (SaUâllâhu Aleyhi ve Sellem) in herhangi bir hastalıktan şikâyet-lendiğinde çörek otu kullandığını beyân etmiş olması bu hususta delil olarak yeterlidir.
ÇÖREK OTU HADÎS-İ ŞERİFİNE ÎMÂNIN BEREKETİ
“Rûhu’f-beyân Tefsîri”nde zikredildiğine göre; sözlerin en doğrusu Allâh-u Te’âlâ’nın ve Rasûlünün (SaUâllâhu Aleyhi ve Sellem) sözleridir. Allâh-U Te’âlâ ve Habîbî (SaUâllâhu Aleyhi ve Sellem) birtakım vaadler ve imdatlarda bulunmuştur.
O halde insan îmânını ve yakînini kuvvet-lendirmelidir.
Şeyh Muhyiddîn ibni ‘Arabi (Kuddise Sir- ruhv) “el-Fütûhât”mın “Vasiyetler” bölümünde şöyle anlatmıştır:
“Bizim yanımızda tanınan gözde insanlardan biri cüzzâm illetine mübtelâ oldu.-ondan Allâh-u Te’âlâ’ya sığınırız- Kendisinde hastalığın yerleştiğini gören bütün tabibler: “Bu illetin ilacı yoktur.” dediler.
O sırada hadîs-i şeriflere büyük itikadı olan Sa’dü’s-Sü’ûd nâmındaki hadis ehli bir Şeyh Efendi (Rahimehulidh) onu görünce: “Ey adam! Niye canını hoş tutmuyorsun?” dedi.
O: “Hekimler bu illetin devâsı olmadığını söylediler” deyince, Sa’dü’s-Sü’ûd (Rahimehullâh)
“Tabibler yalan söylediler, Nebî (SaUâllâhu Aleyhi ve Sellem) onlardan daha mahâretlidir. Nitekim o çörek otu hakkında:

“Şüphesiz ki bu her derde şifadır” buyurmuştur. (İsmâ ‘îl Hakkı, Ruhu’/- beyân, 3/319)
Senin başına gelen bu dert de türlü dertlerden biridir.” dedi.
Daha sonra: “Bana çörek otuyla bal getirin.” dedi. Sonra ikisini birbirine karıştırıp o adamın bedeninin tamâmına, yüzüne ve başından İtibaren ayaklarına kadar her yerine onu sürdü.
Bir miktar da kendisine yalattırdı ve öylece bir saat kadar onu bıraktı.
Sonra onu yıkadığında o kişi eski derisinden soyulup çıktı, kendisinde farklı bir deri yetişti, düşen saçları da yeniden bitti.
İşte böylece o kişi iyileşerek evvelki âfiyet hâline dönünce, bu âlimin Rasûlüllâh (SaUâllâhu Aleyhi ve Setlem/m hadîsine karşı kuvvetli îmânından dolayı tabibler de insanlar da hayrete düştü.
Bu âlim başına gelen her hastalıkta çörek otu kullanırdı, hattâ göz iltihabında bile çörek otunu sürme yapıp gözüne çekerek ânında iyileşirdi.
Demek ki, îman kuvveti Melik-i Mennân (lütufkâr Pâdişah)ın inâyetiyle kişiye İstediğini celbeder, lâkin hele de bu zamanda bu îtikadın ehli çok azalmıştır.
Yardım edecek olan ancak Allâh-u Te’âlâ’dir. (İsmâ’îl Hakkı, Rûhu’l-beyân, 3/319)

HÂDÎS-İ ŞERİFLERDE ZİKREDİLEN “el-HABBETÜ’S SEVD”NIN NE OLDUĞU
Çörek otuna “Şevnîz”, “Şûnîz” ve “Şînîz” de denilir. Bâzı âlimlere göre; hardal, bâzısına göre de çitlenbik olduğu söylenmiştir.
Kurtubî (Rahimehuiiâh)a göre “el-Habbe-tü’s-sevdâ”yı çörek otu diye tefsir etmek iki yönden daha evlâdır:
Birincisi hadîs-i şerîfte zikredilmiş olmasıdır.
İkincisi ise faydasının hardal ve çitlenbikten daha çok olmasıdır. (Kurtubî, et-m/him. 5/605-606)
Nitekim Ubeydüllâh ibni Büreyde (Radyallâhu Anh)dan rivâyet edilen bir hadîs-i şerîfte Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem):


“Şüphesiz şu siyah tâne var ya; onda şifâ vardır.” buyurmuştur.
Bir lafza göre: “O siyah tâne nedir?” diye sorulduğunda: “Şûnîzdir” buyurmuştur, (ibni Hacer el-Askaldnî, Fethu’l-Bârî, Tıbb:7, no:5687-5688, 10/150-152)
Görüldüğü üzere Rasûlüllâh (SaUâllâhu Aleyhi ve Sellem) kendisine siyah tânenin ne olduğunu sorana: “Şûnîz” diye vevap vermiştir ki, bunun da çörek otu olduğu sâbittir.
Artık bu hususta: “Siyah tâne za’terdir, Araplar yeşile siyak derler” gibi laflar edenlere itibar edilmemelidir. Çünkü Arapçanın en fasih lügatinin metni olan Kur’ân- Kerîm’de “Siyah” ve “Beyaz”tâbirleri geçen yerlerde “Burada siyah kastedilmemiştir.” diyemeyeceğimiz gibi burada da diyemeyiz.
ÇÖREK OTUNUN HER DERDE DEVÂ OLDUĞU
“Buhârî Şerhi”nde zikredildiğine göre bâzı âlimler: “Bitkilerden hiçbirinin tabiatında bütün tabiatlara uygun düşecek tüm özellikleri toplama kabiliyeti bulunmadığı için: “Çörek otu her derde devadır” kavl-i nebevisi, “Kendisinden husûsî mânâ kastedilen umûmî ifâde” olarak değerlendirilebilir.
Buna göre çörek otu rutûbetten meydana gelen dertlerin tümüne devâ olarak görülebilir” demişlerse de, Şeyh Ebû Muhammed ibni Ebî Cemre (Rahimehullâh) bu görüşü reddederek:
“İnsanlar bu hadîs-i şerîf hakkında çok söz söylemiş ve bu hadîs-i şerifte geçen umûmî ifâdeyi özelleştirerek bu konudaki hükmü tıp ve tecrübe ehlinin görüşüne havâle etmişlerdir, fakat bu fikrinyanlışlığı gizli değildir.
Çünkü biz ilimlerinin geneli, zann-ı gâli-be (ağır basan düşünceye) mebnî olan tecrübeye dayalı tıp ehlinin sözünü doğru kabul edeceğimize, nefsinin arzusundan konuşmayan Rasûlüllâh (SaUâllâhu Aleyhi ve Sellem)İ tasdik etsek daha uygun olmaz mı?!” demiştir.
İbni Ebî Cemre (RASULULLAH)ın bu görüşü yerindedir, nitekim çörek otunun tek başına kullanılması, her derde devâ olmasa bile, başka şeylere katılarak kullanılması hâlinde her derde devâolacağı kesindir ki, bu durumda hem hadîs-i şerîfın umûmî mânâsı korunmuş, hem de hadîs-i şerîfın zâhirî ifâdesinden dışarı çıkılmamış OİUr. (İbni Hacer el-Askalânî, Fethu’l-Bârî, Tıbb: 7, no:5687-5688, 10/152)
Çörek otu hakkında inceleme yapan bir çok âlim ve yazar, çörek otunun bedenin kendi kendini tedâvi etmesini sağlayan bağışıklık sistemini güçlendirdiğini, vücuttaki iltihabı giderdiğini ve çörekotu ihtivâ eden bir ortamda mikropların gelişme imkânı bulamadığını açıklamışlardır ki, böylece çörek otunun her derde devâ Olduğu İlmen de kanıtlanmıştır. (Hassan Şemsî Paşa, eş-Şifâ bi’l habbeti’s-sevdâ, sh:18)
İKİNCİ BÖLÜM
İbni Iîacer (Rahimehullâhjm beyânı veçhile; bâzı rivayetlerde çörek otunun zeytin yağıyla kullanılacağının zikredilmesinden, bâzılarında ise peşine bal şerbeti içileceğinin nakledilmesinden anlaşılan odur ki, çörek otunun her derde devâ olması, onun her hastalığın tedâvisinde sâde olarak kullanılmasıyla olmaz.
Bilakis bâzen sâde, bâzen terkipli, bâzen öğütülmüş, bâzen de öğütülmemiş olarak kullanılır.
Çörek otu, yenilerek, içilerek, (yağı çıkarılıp) damla hâlinde buruna çekilerek, ağrıyan yere sürülerek ve daha başka sûretlerde de kullanılabilir. (İbni Haccr el-Askalâni, Fethu ‘l-Bâri, Tıbb:7, nc: 5687-5688, 10/150-152)
BUHÂRÎ ŞERHLERİNDE BİR ÇOK HASTALIĞIN ŞİFÂSI İÇİN BEYÂN EDİLEN ÇÖREK OTU TERKİPLERİ
Buhârî şârihi Bedruddîn el-Aynî (Rahime-huilan) “Umdetü’l-kâri” isimli eserinde, Buhârî şârihi İbni Hacer (Rahimehullâh) da “Fetfıu’l-Bâri” isimli eserinde çörek otunun faydaları hakkında şunları zikretmişlerdir:
1) Nezle ve soğuk algınlığı için şifâ olması:
Çörek otu kavrulup koklandığı zaman sinüsleri (ve bronşları açıp) temizler, balgam söktürür, akıntıyı keser ve böylece nezle ve soğuk algınlığını giderir.
Bunun için farklı bir terkip de şöyledir; çörek otu kavrulur, sonra iyice dövülerek toz hâline getirilir, sonra zeytin yağında bir müddet bırakılır, daha sonra da buruna üçer damla damlatıhrsa çok hapşırtan nezlenin geçmesine faydalı olur.
Yine böylece; çörek otu öğütülüp keten bir bez parçasına bağlanır da sürekli koklanırsa nezleyi iyileştirir.
Ayrıca kavrulmuş çörek otu, zeytin yağıyla pişirilir de çitlenbik yağıyla birlikte burna damlatılırsa nezleye şifâ verir.
Diğer bir kullanım şekli ise şöyledir; büyük bir kaşık çörek otu yağı kaynar suya katılır, hastanın başı örtülerek ondan çıkan buhar kendisine teneffüs ettirilir ve şifâ tamamlanıncaya kadar sabah-akşam bu tekrarlanır.
Sahâbe ve tâbi’in (Radıyallâhu Anhum) nezleyi çörek otuyla tedâvi ederlerdi.
Yirmi bir adet çörek otu tânesini alıp bir bez parçasına koyarlar, onu alıp sabaha kadar suda beklettikten sonra burna damlatırlardı.
6) Hayızı söktürmesi:
Çörek otu yağı, tutulan hayız kanını söktürür.

Ayrıca çörek otu, öğütülüp balla mâcun yapıldıktan sonra sıcak suyla içilirse hayız kanını söktürür.
7) Baş ağrısına fayda vermesi:
Çörek otu yağıyla başı yağlamak soğuk algınlığından meydana gelen baş ağrısına iyi gelir.
Çörek otu kaynatılıp bir keten beze koyularak başı ağrıyanın alnına yerleştirilirse, baş ağrısına da, migren gibi müzmin ağrılara da iyi gelir.
8) Sarılık hastalığına iyi gelmesi:
Yedi adet çörek otu bir kadının sütüne atılıp bir saat bekletilir de, kendisinde sarılık hastalığı bulunan bir kimse bundan burnuna çekerse, son derece fayda verir.
9) Diş ağrısına iyi gelmesi:
Çörek otu, sirke ve çam çırasıyla birlikte kaynatılır da, onunla ağız çalkalanırsa, soğuktan meydana gelen diş ağrılarını dindirir.
10) Örümcek sokmasına faydası:
Çörek otu boraks ile içilirse zehirli örümcek sokmasına faydalı olur.
11) Haşerâtı kovması:
Çörek otu tütsüsü haşerâtı kovar.
12) Geğirmeyi gidermesi:
Çörek otu, balgam ve karasafra (kara sevdâ ve melankoli gibi sıkıntılardan meydana gelen ekşi geğirmeyi giderir.
13) Sivilce ve uyuz hastalığına iyi gelmesi:
Çörek otu sirkeyle sargı yapılırsa, sivilcelere ve iltihaplı uyuz hastalığına fayda verir.
14) Siğilleri söküp atması:
Çörek otu beklemiş idrar ile karıştırılıp köklü siğillere konduğu zaman, onları kökünden söküp atar.
Ayrıca çörek otu yağı siğillere sürülünce de onları giderir.
15) Diş kurtlarını çıkartması:
Çörek otu yağı dişe sürüldüğü zaman dişleri saran kurtları çıkartır.
16) Yüz felcine şifâ olması:
Çörek otu bir gece sirkeye yatırılır, ertesi gün öğütülüp burna çekilirse, baştaki müzmin-leşmiş ağrılara ve yüz felcine iyi gelir.
17) Abraş hastalığına iyi gelmesi:
Çörek otu sirkeyle berâber sürüldüğünde deri üzerinde beliren lekelere ve abraş hastalığına faydalı olur.
18) Böbrek ve mesânedeki taşları gidermesi:
Çörek otu dövülüp, balla mâcun yapıldıktan sonra kaynar suyla içilirse, mesânede ve böbrekte bulunan taşları yok eder.
19) Büyük kurtları dökmesi:
Çörek otu pelin otu (yavşan otu) suyu ile yoğrulup yenirse, karındaki kurtları çıkartır.
20) Saç dökülmesine fayda vermesi:
Çörek otu yakılarak eritilmiş balmumu ve zambak yağı ile karıştırılır da başa sürülürse, saç dökülmelerine iyi gelir.
21) Kırıkları tedâvi etmesi:
Çörek otu öğütülüp engerek yılanı kanıyla yâhut kırlangıç kanıyla karıştırılıp kırık yere sürülürse, onu tedâvi eder.
22) Felç ve tetanoza iyi gelmesi:
Çörek otu yağı burna çekilirse, felç ve tetanoza fayda verir. Ayrıca felce sebep olan, vücuttaki rutûbet ve soğukluğu keser.
23) Kuduz köpeğin ısırmasına fayda vermesi:
Çörek otu öğütülüp elenir de sonra her gün ondan iki dirhem (6.24 gr) miktârı yutu-lursa kuduz köpeğin ısırmasına faydalı olur.
24) Sıtmaya iyi gelmesi:
Çörek otu toz hâline getirilip sirkeli bal şerbetiyle içilirse, dört günde bir yoklayan humma (sıtma)ya fayda verir.
Bununla birlikte ibni Abbâs (Radıyallâhu Anhümâjdan rivâyet edildiği üzere Rasûlüllâh (SaUâllâhu Aleyhi ve Sellem)İn Sltma ve diğer bütün ağrılar için okunmasını tâlim ettiği:

“Büyük olan Allâh’ın adıyla! Her atan damarın şerrinden ve ateşin harâretinin şerrinden O çok büyük olan Allah’a sığınırım!” duâsı okunur. (İbni Mâce, Tıbb:37, no:3526, 2/1165)
25) Rahim ağrılarına iyi gelmesi:
Çörek otu, eritilmiş tereyağ ve bal ile mâcun yapılırsa, nifas kanının tutulması ânında lohusaların çektiği sancılara iyi gelir.
Aynı şekilde bu terkip rahim ağrılarına da faydalıdır.
26) Burundan gelen sürekli akıntıya şifâ olması:
Kavrulmuş çörek otu, zeytin yağıyla pişirilir de çitlenbik yağıyla birlikte başın ön tarafına sürülürse, o bölgeyi ısıtır ve akıntıların ardarda gelmesini engeller.
27) Gözdeki devamlı akan akıntıyı kurutması:
Çörek otu sürmelerle karıştırıldığı zaman, gözden sürekli akan suyu kurutur.
28) Uyuz hastalığına faydalı olması:
Çörek otu sirke ve gül yağıyla mâcun yapılırsa, uyuz hastalığının her çeşidine faydalıdır.
29) Mafsal ağrılarına iyi gelmesi:
Çörek otu yağı kaynatılıp ağrıyan yerlere sürülürse eklem ağrılarına iyi gelir ve ödemi, iltihabı, ur ve tümörü giderir.
Ayrıca uzun müddet devâm eden iltihaplı, müzmin ve sert şişlikleri çözer.
30) Ceninleri ve meşîmeyi çıkartması:
Çörek otu, canlı olsun ölü olsun ceninleri ve meşîmeyi (anne ile cenini birbirine bağlayan ve aralarındaki kan alışverişini sağlayan et parçasını) çıkartır.
31) İdrar söktürmesi:
Çörek otu, öğütülüp balla mâcun yapıldıktan sonra sıcak suyla birlikte içilirse idrarı söktürür.
32) Anne sütünü söktürmesi:
Çörek otu dövülüp, balla mâcun yapıldıktan sonra sıcak suyla içilir ve buna devam edilirse anne sütünü söktürür.
33) Sağırlığa şifâ olması:
Kavrulmuş çörek otu, zeytin yağıyla pişirilir de çitlenbik yağıyla birlikte kulağa damla-tılırsa sağırlığa şifâ olur.
34) Bâsura faydası:
Çörek otu yakıldıktan sonra elde edilen kül içilerek ve bâsura sürülerek kullanılırsa bâ-surları keser.
Anzarot, bir suyla eritilip makat halkasının içine sürülür, sonra da üzerine çörek otu serpilirse, bu muâmele bâsurların giderilmesi için çok şaşırılacak faydalar temin eder. (Aynî,
Um detii ‘l-kârî:21/235-236; İbni Hacer el-Askalânî, Fethu’l-Bârî, Tıbb: 7, no:5687-5688, 10/150-152; Hassan Şemsî Paşa, eş-Şifâ bi’l habbeti’s-sevdâ, sh:71-72; Abdurrahmân el-Bahhâr, el-Hab-betü ‘s-sevdâ beyne ‘d-dîni ve ‘t-tıbb, sh:35-42)
ÇÖREK OTUNUN UMÛMÎ HASTALIKLAR İÇİN KULLANIMI
Birinci tertip:
Geride zikrettiğimiz hadîs-i şeriften anlaşıldığı Üzere; Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sel-lem)in kullandığı tertiptir ki, herhangi bir hastalıkta bir avuç çörek otu tâneleri hap kap-sülleriymiş gibi avuca alınıp ağza atılır, sonra ağızda öğütülüp yutulur, peşine de bal şerbeti içilir. (Taberâni, el-Mu’cemü’l-evsat, no: 109, 1/109)
İkinci tertip:
Hâlid ibni Sa’d (Radıyallâhu Anh) şöyle anlatmıştır:
Gâlib İbni Ebcer (Radıyallâhu Anh) ile birlikte yola çıktığımız bir seferinde, kendisi yolda hastalandı. Biz Medîne’ye vardığımızda o hasta İdi. İbnü Ebî Atık (Radıyallâhu Anh) onu ziyârete gelince bize:
“Siz şu çörek otunu bırakmayın, ondan beş ya da yedi tâne alm ve onları öğütün, sonra onu zeytin yağı damlalarıyla karıştırarak burnunun bir tarafına birkaç damla, diğer tarafına da birkaç damla damlatın” dedi.
Çünkü Aişe (Radıyallâhu Anhâ) onlara şöyle anlatmış: “Ben Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellemfv. ‘Şüphesiz ki şu siyah tâne (çörek otu) her derde şifâdır, ancak sâm olursa müstes-nâ!’ buyururken işittim.
O zaman ben: ‘Sâm nedir?’ deyince, O:
‘Sâm Ölümdür’ buyurdu.” (Buhârî, Tıbb:7, no:5363, 5/2153)
Üçüncü tertip:
Ubeydullâh ibni Büreyde (Radıyallâhu Anh) Rasûlüllâh (SaUâllâhu Aleyhi ve Sellernfm:
“Şüphesiz ki bu siyah tânede büyük bir şifâ vardır…” buyurduğunu duyunca:
“Onu nasıl kullanacağım?” diye sormuş, O zaman Rasûlüllâh (SaUâllâhu Aleyhi ve Sellem):
“Yirmi bir tâne alacaksın ve onları bir bezin içerisinde kuvvetlice bağlayacaksın, sonra onları bir gece suda bırakacaksın.

Sabah olduğunda sağ burnuna bir, sola iki damla damlatacaksın.
Ertesi gün olduğunda sağ burnuna iki, sola bir damla damlatırsın.
Üçüncü gün olduğu zaman sağa bir, sola iki damla damlatırsın.” buyurdu, (ei-
Müstağfırî, Kitâbü’t-tıbb, İbni Hacer el-Askalânî, Fethu’l-Bâri, Tıbb: 7, no:5687-5688, 10/150-152)
Dördüncü tertip:
Buhara meşâyıhından olan Medine’li Muhammed ibni Zekeriyyâ el-Buhârî (Kuddise Sirruhû) çörek otu hadîs-i şerifine karşı kuvvetli bir îmâna sâhipti.
Kendisi doksan yaşlarındayken ayağı kırıldığında doktor tedâvisini kabûl etmedi ve sâdece çörek otuyla iyileşti.
Medîne ehlinden onu tanıyanların hemen hemen hepsi buna şâhit olmuştur.
Bu büyük velî tâze öğütülmüş çörek otunu, iki öğün her yemekten sonra bir tatlı kaşığı suyla yutardı.
Beşinci tertip:
Çörek otu konusundaki ihtisaslarıyla tanınan Mısırlı Doktor Abdullâh Abbâs bize şu târifı yapmıştır:
Bir su bardağı suya bir çay kaşığı çörek otu konulur, 1-3 dakika arası üstü kapalı vaziyette kaynatılır, sonra suyu içilir.
Tabî ki müzmin hastalıklarda bu terkibin günde üç kere tekrarlanması ve şifâ hâsıl olana kadar devâm edilmesi gerekir.
ELLİ KÜSUR HASTALIĞIN ŞİFÂSI İÇİN ÖNERİLEN ÇÖREK OTU TERKİPLERİ
Bu bölümde sizlere Cidde’de bulunan Müessesetü’l-Betâtî tarafından hazırlanıp neşredilen yayından ve diğer bâzı kitaplardan elli küsur hastalığın şifâsı için önerilen çörek otu terkiplerini nakledeceğiz.
1) Böbrek iltihapları:
Zeytin yağı ile öğütülmüş çörek otu yoğ-rularak merhem (lapa) yapılır, bu merhem ağrıyan yere konulur. Aynı zamanda bir küçük kaşık çörek otu yağı ve az bir miktar çörek otu tâneleri bir hafta boyunca aç karnına yenmeye devâm edilir. Biiznillâh şifâ hâsıl olur.
2) Böbrek taşlarını parçalayıp böbrekten gidermek:
Bir fincan çörek otu, bir bardak bal, üç diş sarımsak ve bir yemek kaşığı susam yağı karıştırılarak mâcun yapılır. Bu terkibin üçte biri her gün yemekten önce alınır. Ardından da bir limon, kabuğu ile birlikte yenilir. Allah’ın izniyle şifâ hâsıl olur.
3) Üşütme ve nezle için:
Üşütme ve soğuk algınlığı (nezle) ile mücâdele yolu: İnce dilimlenmiş limon kaynatılıp içine bal ve çörek otu yağı katılır, buna ilâveten biraz sarımsak da katılabilir. Bu karışım gün boyu içilir. Biiznillâh şifâ hâsıl olur.
4) Baş ağrısı:
Tâze öğütülmüş çörek otu, onun yarısı kadar toz karanfil, onun da yarısı kadar toz anason bir kaşık çörek otu yağı ile iyice karıştırılır, bu karışımdan bir kaşık, bir bardak yoğurtla birlikte alınır.
Ayrıca başın ağrıyan kısmı çörek otu yağı ile ovulur. Allah’ın izniyle şifâ hâsıl olur.
5) Kadın hastalıkları ve doğum:
Az bir miktar çörek otu, su ile kaynatılır, ayrıca bir küçük kaşık çörek otu yağı ile birlikte kaynamış az bir miktar sarıpapatya bal ile tatlandırılır.
Sonra bu terkip, içine birkaç damla çörek otu yağı konulmuş herhangi bir sıcak içecekle alınır. Biiznillâh şifâ hâsıl olur.
6) Diş, dişeti ve boğaz ağrdarı:
Çörek otu kaynatılıp onunla ağız çalkalanır ve gargara yapılır. Bununla birlikte bir küçük kaşık çörek otu yağı ılık suyla aç karnına içilir. Ayrıca çörek otu yağı ile boğaz ovulur ve diş eti ovalanır.
Çörek otu yağına doğal üzüm sirkesi katılarak ağzı çalkalamak ve gargara yapmak da mümkündür.
7) Saç dökülmesi:
Bir kaşık çörek otu yağı, bir fincan zeytin yağı, bir kaşık inceltilmiş (süzülmüş) doğal üzüm sirkesi ve roka yağı, bunların hepsi öğütülmüş çörek otu ile yoğrulur ve her akşam baş bununla ovulup bırakılır, bir gün sonra ılık su ve sabunla yıkanır.
8) Bit ve bit sirkesi:
Çörek otu iyice dövülüp, bir kaşık çörek otu yağı ve doğal üzüm sirkesiyle iyice yoğ-rulup mâcun yapılır ve saç tıraş edildikten sonra baş bununla yağlanır. Eğer saç tıraş edilmezse, bu merhem kafanın derisine ulaşıncaya kadar saç aralarına girdirilir.
Daha Sonra güneşe karşı on beş dakika tutulur. Beş ->aat sonra da baş yıkanır. Hastalık geçene kadaı bu muâmele her gün tekrar edilir.
9) Şeker hastalığı:
Öğütülr.tüş az bir miktar mürrüsâfı ile biraz çörek ctu, biraz çörek otu yağı, bir yemek kaşığı tere tohumu, biraz öğütülmüş nar tohumu, bir de kuruduktan sonra öğütülmüş az bir miktar lahana havucu ve bir küçük kaşık hıthıt (şeytan tersi’ toplanır, bunların hepsi iyice yoğrulur, sonra l’U terkipten küçük bir kaşık aç karnına az bir niktar yoğurtla birlikte alınır.
Allah’ı ı izniyle şifâ hâsıl olur.
10) Böt>rek ağrısı ve sancısı:
Anason, kimyon, nâne, fırenk kimyonu, biraz da sarı papatya iyice kaynatılır.
Sonra buna bir kaşık çörek otu yağı katılarak az bir miktar bal ile tatlandırılıp sıcak olarak içilir.
Bal yeıine bitkisel şeker de kullanılabilir. Aynı zamaria ağrıyan yer çörek otu yağı ile ovulur. Biiz’illâh şifâ hâsıl olur.
11) Menenjit:
Sıtmalı kimse, bir parça kirpi derisiyle veyâ çörek otu ile tütsülenir. Bu esnâda ve sonrasında hasta kimse battaniye gibi bir şeyle örtülür.
Çörek otuyla tütsülenme şöyle yapılır; en az bir su bardağı suya bir çay kaşığı çörek otu tâneleri atılıp, üstü kapatılarak bir dakika ile üç dakika arası kaynatılır, sonra açılır açılmaz buharı buruna iyice çekilir.
Buna ilâve edilecek her su bardağı için bir çay kaşığı çörek otu gereklidir.
Bu tütsülenme ile birlikte bir kaşık çörek otu yağı tâze sıkma limon suyu ile berâber sa-bah-akşam içilir. Biiznillâh şifâ hâsıl olur.
12) İshal:
Az bir miktar çörek otu, çörek otu yağı ve roka yağı ile yoğrulur, günde üç kere küçük bir bardak içilir, berâberinde yoğurt da içilebilir.
Fayda hâsıl olduktan sonra bu ilacı tekrar etmemek gerekir ki kabız yapmasın!
13) Kısırlık:
Bir miktar çörek otu, öğütülmüş çemen otu ve turp tohumu, az bir miktar çörek otu yağı ile berâber yarım bardak balla iyice yoğ-rularak mâcun yapılır ve yenilir, ardından büyük bir bardak deve sütü içilir. Biiznillâh şifâ olur.
Ayrıca kadın, hayızdan temizlenmesinin akabinde, bir yün parçasının içerisine çemen otu yağından bir miktar koyar da, onu tenâsül uzvunda taşırsa hemen hâmile kalır.
Çemen otu yağı şöyle elde edilir: Elli gram çemen unu, elli gram çörek otu yağı, yüz elli gram da zeytin yağı, altı yüz gram suda, su
buhar olup tükeninceye kadar kaynatılır, işte
arta kalan yağa, çemen yağı denilir. (Mustafa özer, Tabiat Eczanesi, sh:89)
Aynı şekilde kadına, bilgisi olmadan at sütü içirilir de, peşinden kocası onunla cimâ yaparsa, derhal hâmile kalır.
Bir başka terkip de şudur:
Bir miktar çöven otu alınıp iyice ezilerek cilâlanmış bakır bir tavanın içerisine yerleştirilir, sonra üzerine biraz saf su konularak suyunu çekinceye kadar kaynatılır.
Daha sonra üzerine birazcık hâlis zeytin yağı damlatılıp içine çekecek kadar bekletilir.
Çocuğu olmayan kadın hayızdan temizlendikten sonra bu terkipten az bir miktar alarak bir bez parçasına dolar, sonra onu tenâsül uzvunda taşır.
İşte böylece hâmile kalır ki, bu hâdise kendisinden nakil yapılan kimsenin bizzat tecrübe edip, doğruluğunu tesbit ettiği bir vâkı-
adir. (Şeyh Ahmed ed-Dîrebî, el-Mücerrebât: Sh:87)
Ayrıca kadın tenâsül uzvunda pelesenk yağını taşırsa bu onun hâmile kalmasına yardımcı olur.
(Ebû Muhammed Abdullah ibni Muhammed el-Ezdî es-Sahârî, Kitâbü’l-Mâ’, 1/150)
14) Prostat:
Sırtın en alt kısmı ve etrâfı ile hayaların alt tarafı çörek otu yağı ile yağlanarak dâire şeklinde ovulur.
Ayrıca bir kaşık çörek otu ve bir kaşığın dörtte biri kadar öğütülmüş mürrüsâfî, kaynar suyla çözülmüş bal şerbetine katılarak her gün bir kaşık yenmeye devam edilir. Allâh’ın izniyle şifâ tamamlanır.
15) Göz hastalıkları ve görme zayıflığı:
Uyku öncesi çörek otu yağı ile alın, gözlerin etrâfı ve göz kapakları yağlanır.
Ayrıca uyumadan önce çay veyâ kahve gibi sıcak içeceklere az bir miktar çörek otu yağı katılarak içilir.
Doğal havuç suyu ile birlikte içilmesi daha makbuldür. Allâh’ın izniyle şifâ hâsıl olur.
16) Ülser:
Bir kaşık çörek otu yağı, bir fincan bal ve bir kaşık kurutulup öğütülmüş nar kabuğu karıştırılarak her gün aç karnına bir kaşık alınır.
Ardından tatlandırılmamış bir bardak süt içilir. Ara verilmeden iki ay bu uygulamaya devam edilir. Allâh-u Te’âlâ’nın izniyle şifâ hâsıl olur.
17) Kanser:
Havanda yeni dövülmüş bir kaşık çörek otu, bir bardak doğal havuç suyu ile karıştırılarak yenilir, peşine bir kaşık çörek otu yağı alınır.
Ayrıca kanserli bölge üç ay boyunca her gün üç kere çörek otu yağı ile yağlanır ve buna ara verilmez.
Bir de bu müddet içerisinde âyet-i kerîme ve hadîs-i şeriflerde nakledilen (bir sonraki bölümde zikredeceğimiz) duâlar ile Allâh-u Azze ve Celle’ye duâ edilir. Biiznillâh şifâ ele geçer.
Özellikle huzur ve ihlâs ile teheccüd vaktinde, bâhusus cumâ gecelerinde bir oturuşta 313 Fâtiha veyâ 313 Ayete’l-Kürsî okunmaya devâm edilirse yâhut 1479 kere:
Âyet-i kerîmesi tekrar edilirse, eceli gelmeyen hasta mutlaka iyi olur.
Bir de hastanın başına el konup Bedir Ehli’nin isimleri okunduğunda kesinlikle şifâ bulur.
Tabî ki okuyanın ihlaslı olması ve doğru nüshadan, doğru telaffuzla okuyor olması şarttır. Bizim Bedir Ehli’nin isimleri hakkında yayınlanmış bir çalışmamız mevcuttur.
Not: Fâtihâ-i Şerîfe okunurken ilk başta e’ûzü-besmele çekilir, daha sonra her birinin başında besmele çekilir. Ayete’l-Kürsî’de ve Selâm Âyetinde ise ilk başta e’ûzü-besmele çekilir, daha sonra aralarda besmele çekilmez.
18) Cinsel zayıflık ve iktidarsızlık:
Öğütülmüş bir kaşık çörek otu, yedi adet köy yumurtası ve bir kaşık çörek otu yağı çırpılır ve gün aşırı yenir.
Bu karışıma bir bardak bal, biraz da tâze süt kaymağı katılırsa daha iyi olur. Allâh’ın izniyle fark görülür!
Takriben bir ay boyunca bunu kullanmaya devâm edilir.
Ayrıca çörek otu yağı, zeytin yağı ve günlük sakızıyla birlikte içilirse, ümit kesildikten sonra bile olsa cinsel isteği geri getirir, bu
böylece denenmiştir. (Abdurrahmân el-Bahhâr, el-Hab-betii ‘s-sevdâ beyne ‘d-dîni ve ‘ttıbbi, sh:40)
19) Halsizlik:
Bir bardak sıkılmış tâze portakal suyu ve bir kaşık çörek otu yağı, bir kaşık saf bal ile tatlandırılarak on beş gün boyunca her gün aç karnına içilir.
Kendisinde halsizlik olan kişiye, yatsı namazından sonra yatıp, sabah erkenden yâni en geç sabah namazı vaktinde kalkması ve bu hususta Rasûlüllâh (SaUâllâhu Aleyhi ve Sellem)&Qn nakledilen âyet-i kerîmeleri ve duâları okuması tavsiye edilir.
Buna göre; hadîs-i şerifte vârid olan:
“Ey Allâh! Sıkıntıdan ve üzüntüden Sana sığınırım. Acizlikten ve tembellikten Sana sığınırım. Korkaklıktan ve cimrilikten Sana sığınırım. Borcun bana gâlip gelmesinden ve birtakım insanların beni kahretmesinden Sana sığınırım.” (Ebû Dâvûd, Salât:367, no: 1555, 1/484-485) duâsma sabah-akşam devâm edilir.
Ayrıcaism-i şerifleri yedi
gün boyunca 100 kere okunur.
Bir de içilecek bir fincan kahvenin üzerine 116 kere J) ism-i şerifi okunursa çok kuvvet hâsıl olur.
20) Emziren annenin sütünün çoğalması:
Annelerin bir çoğu sütleri az olduğu için çocuklarını tam mânâsıyla, yâni emzirme müddetinin son sınırı olan iki seneye kadar emzirememektedirler.
Bu da çocuğun gelişimini ve hayâtı boyunca karşılaşacağı farklı hastalıklara karşı direniş gücünü zayıflatır, bu yüzden anne sütünü artırmak çok önemlidir.
Çörek otu yağı, biraz da çörek otu tâneleri peynire veyâ ayrana ve yâhut tâze kaymağa katılarak yenilir.
Az bir miktar hakîkî bal ve kimyon tâneleri katılırsa daha güzel olur.
Günümüzde bu hakikati keşfeden bir çok kadın, bu terkibi uygulayarak çocuklarını emzirme imkânına yeniden kavuşmuşlardır.
21) Astım ve nefes darlığı:
Bu hastalığın sebepleri farklılık arzettiği için evvelâ hassâsiyet (alerji) duyulan şeylerden uzak durulması ve astım nöbetine sebep olan illetin giderilmesi gerekir.
Bununla birlikte her nöbet geldiğinde bir küçük kaşık çörek otu ve bir o kadar da çörek otu yağı alınır, bu ikisi kasları gevşeterek nefes borularını açar ve genişletir.
Ayrıca çörek otu yağı ile göğüs ve gırtlak yağlanır.
Bir de çörek otunun ve çörek otu yağının buharı buruna çekilir.
Biiznillâh şifâ hâsıl olur.
22) İştahı açmak:
Kahvaltıdan önce küçük bir kaşık dolusu çörek otu tâneleri ağızda çiğnenir, daha sonra bir fincan soğuk suya birkaç damla çörek otu yağı ve birkaç damla doğal üzüm sirkesi damlatılarak içilir. Biiznillâh şifâ hâsıl olur.
23) Kurtları dökmek:
Bir kaşık öğütülmüş çörek otu, üç diş sarımsak, bir kaşık zeytin yağı, bir kaşık çörek otu yağı, on tâne de kabak çekirdeği içi, bunların hepsi birlikte iyice yoğrulur, sıcak ekmekle yenilir. Ertesi sabah ise herhangi bir çorba içilir. Biiznillâh şifâ hâsıl olur.
24) Gazlar, kasılmalar ve yeller:
Bir küçük kaşık kimyon, bir kaşık çörek otu ile karıştırılıp kuru olarak aç karnına yenilir. Ardından da üç kaşık şeker kamışı balı (usâresi) bir bardak sıcak suda eritilerek içilir ve bir hafta boyunca bu her gün tekrar edilir.
25) Ekşime ve yanma:
Hakîkî balla veyâ bitkisel şekerle tatlandırılmış bir bardak sıcak süte bir kaşık çörek otu yağı katılarak içilir.
26) Soğuk algınlığı ve nezle:
Hasta uyumadan önce, büyük bir kaşık çörek otu yağıyla kaynatılan suyun buharını içine çeker. Buhar yayılmasın diye hastanın üzerine bir örtü sıkıca kapatılır.
Daha sonra bir kaşık çörek otu yağı, az bir miktar tâze öğütülmüş çörek otu ve doğal ya-bâni kekik bir bardak suda kaynatılarak içilir.
Biiznillâh şifâ olur.
27) Kalp ve kan dolaşımı:
Bir bardak sıcak içeceğe az bir miktar çörek otu yağı katılırsa, Allah’ın izniyle sinirleri ve kasları gevşetip yatıştırır.
Bu içecek kasların ve sinirlerin kasılmasını giderir, kalp kaslarının kasılmasını (spazmını) önler, damarları açar, kanın pıhtılaşmasını yok eder ve kandaki kolesterolü eritir, onu normal hâle getirir.
Zâten çörek otu yağının özelliklerinden biri de kandaki kolesterolü ve yağları eriten safrayı harekete geçirmesidir.
28) Kolon:
Armudun çekirdekleri, bir kaşık (havanda) yeni öğütülmüş çörek otu, bir kaşık çörek otu yağı ve bir kaşık da yoğun meyan kökü suyu, işte bütün bunlar bir bardak tâze sıkılmış sıkma armut suyuna katılarak içilir.,
Böylece ağrılar durur ve hasta rahatlar.
29) Dizanteri:
Bir bardak tâze sıkılmış tuzlu ve ılık domates suyuna öğütülmüş bir kaşık çörek otu ve bir kaşık sarımsak katılarak iki hafta boyunca her gün alınır.
30) İdrardan kan gelmesi:
Bir miktar çörek otu yağına bir kaşık çörek otu konur, birer parça ekmek ve peynir buna bandırılarak sabah-akşam yenilir ve aralıksız üç ay boyunca buna devâm edilir.
Aynı zamanda hasta bu zaman zarfında sağ tarafına yatarak uyur.
31) Güçsüzlük ve cinsel zâfîyet:
Havanda dövülmüş birazcık çörek otu, o miktar da çemen otu ve bir yemek kaşığı hakîkî çözülmüş amber, bunların hepsi bir miktar hâlis bal, bir kaşık da çörek otu yağı katılarak bir kapta karıştırılıp, hakîkî buğday ekmeği ile her gün reçel gibi yenilir.
Allâh-u Te’âlâ’nın izniyle şifâ hâsıl olur.
32) Zihin canlılığı, hâfıza çabukluğu ve zekâ artışı:
Nâne kaynatılıp balla tatlandırılır, içerisine bir kaşık çörek otu yağı, varsa bir kaşık da yeşil fıstık yağı konularak çay ve kahve yerine içilir.
Bu arada zikir ile meşgul olmaya ve çokça Kur’ân-ı Kerîm okumaya devâm edilir. Biiznillâh iyileşme hâsıl olur.
Her gün on kere Enbiyâ Sûresinin 79. âyet-i kerîmesiyle birlikte aşağıda zikredilecek duânm okunması kuvvetli bir hâfıza kazanılması için denenmiştir:

“Biz hemen onu(n gerçek hükmünü) Süleyman’a (ilhâm ederek) anlatmıştık. Her birine de büyük bir hüküm (doğru fetvâ verme kabiliyeti) ve üstün bir ilim vermiştik. (Teşbihle meşgul olduğu zaman) Dâvûd’-la birlikte dağları ve kuşları emre âmâde kılmıştık ki, onlar (kudretten yaratılan dilleriyle Bizi takdis ve tenzih ederek) teşbihte bulunuyorlardı.
Biz dâima (böyle büyük peygamberlere bu türlü üstün mûcizeleri verme işini) yapanlar olduk.”
“Ey Hayy ve Kayyûm olan Allâh! Ey Müsâ’nın, Hârûn’un, Nûh’un, İbrâhîm’in ve Muhammed (SaUâllâhu Aleyhi ve Sellem)İn Rabbİ! Ey bütün âlemlerin Rabbi! Muhammed (SaUâllâhu Aleyhi ve Sellem)in hakkı için, Sen bana kuvvetli hâfıza, süratli anlayış, hikmet, ilmi iyi anlamak, zihin ve anlayışta sebat, bir de aceleci davranmamakta istikrar nasîb et!”
(Şeyh Ahmed ed-Dîrebî, el-Mücerrebât: Sh:92)
Rivâyete göre Ali ibni Ebî Tâlib (Radyallâhu Anh) hâfızasmın azlığından şikâyet edince
Rasûlüllâh (SaUâllâhu Aleyhi ve Sellem) Ona:


“Ey Allâh! Hiç şüphesiz ki, Sen Benim gizlimi de açığımı da bilmektesin, o halde özrümü kabul et, dileğimi bilmektesin, bana murâdımı ver, içimde olanı bilmektesin, öyleyse günahımı bağışla.
Ey gözlerin hâin bakışını ve gönüllerin gizlediğini bilen Zât!
Allâh hak ile hükmeder, O’nu bırakıp da taptıkları ise hiçbir şeyle hüküm veremezler.
Muhakkak ki Allâh, hakkıyla işiten de, ziyâde gören de ancak O’dur!” duâsını okumasını emretti. (Şeyh Ahmed ed-Dîrebî, el-Mücer-rebât: Sh:92-93)
Ayrıca Üstâdımız Hacı Mahmûd Efendi Hazretleri’nin kendi el yazılarında, Şeyhi Hacı Ali Haydar Efendi (Kuddîse Sîrruhû) Hazretleri’nden naklen, beş vakit namazdan sonra, şu şekilde istiğfâr yapılmasının çok faziletli olduğunu gördüm:
Üç kere:denildikten sonra, üçüncünün peşine:

“Bütün suçlarımdan ve nefsimin aleyhine işlemiş olduğum taşkınlıklardan dolayı,
Hayy (diri) ve Kayyûm olan (her şeyi yöneten), gökleri, yerleri ve o ikisi arasındakileri eşsiz bir şekilde yaratan ve Kendisinden başka hiçbir ilâh bulunmayan O büyük Allâh’ dan mağfiret dilerim.” diye istiğfâr edilir.
Zarîr-i Antâkî’nin “et-Tezkire”sinin zey linde bâzı ulemâdan naklolunduğuna göre: Zekâsının, ilminin ve malının artmasını ve unutkanlıktan kurtulmayı arzu eden kimse, her sabah namazından sonra, ihlâs ile yukarıda geçen İstiğfâri yapsın! (Tezkiratü üli’l-elbâb ve Câmı’u 7-ucbi 7-‘ucâb:3/197’)
Bir de hâfızanın açılması için Üstâdımız Hacı Mahmûd Efendi Hazretleri’nin hocası olan Hacı Dursun Efendi (Rahimehuiiâh)ın nakletmiş olduğu:


“Yardım ve muvaffak kılma ancak Allâh-u Te’âlâ’dandır, hakikate eriştirme vâsıtaları da sâdece O’nun (kudret) elindedir.
Ey Allâh! Bana peygamberlerin anlayışını, rasûllerin hafızasını ve mukarreb meleklerin ilhâmını ikrâm et” duâsına devâm edilir.
33) Sağırlık ve ağır işitme:
Biraz çörek otu, biraz karanfil, bir de çörek otu yağı bir bardak suyla kaynatılır. Tatlandırılmaksızm günde üç kere içilir. Allâh-u Te’âlâ’nın izniyle şifâ hâsıl olur.
34) Safra (öd) kesesi ve taşları:
Bir kaşık çörek otu, bir kaşığın dörtte biri kadar öğütülmüş mürrüsâfı, biraz da çörek otu yağı bir bardak saf bal ile karıştırılarak sabah-akşam reçel gibi yenilir.
Hasta safra kesesindeki rahatlamayı hissedip ağrıları ve kasılmaları yok oluncaya kadar ilacı tekrarlar. Safra kesesinde taş varsa Allâh-u Te’âlâ’nın izniyle eriyip yok olur.
35) Dalak büyümesini engellemek, iltihabı ve kolesterolü eritmek:
Bir miktar çörek otu, zeytin yağıyla ve az bir miktar çörek otu yağıyla mâcun yapılır, bu merhem ısıtılarak bundan bir lapa yapılır ve bu lapa yakı gibi sol kaburgaların en alt kısmına konulur.
Ayrıca bir bardak suyla kaynatılmış çemen otu hakîkî balla tatlandırılır ve içerisine bir kaşık çörek otu yağı katılarak iki hafta boyunca aralıksız içilmeye devâm edilir. Biiznillâh şifâ hâsıl olur.
36) İdrar zorluğu:
Uyku öncesi kasığın üst tarafı çörek otu yağı ile iyice yağlanarak ovulur. Hâlis balla tatlandırılmış bir miktar çörek otu da suyla kaynatılıp, üzerine biraz da çörek otu yağı ilâve edilerek her gün yatmadan önce içilmeye devâm edilir. Allâh’ın izniyle şifâ bulunur.
37) İdrar tutamama:
Az bir miktar çörek otu, az miktar temiz yumurta kabuğuyla berâber kavrulur, sonra bunlara biraz çörek otu yağı katılarak birlikte öğütülür.
Bir hafta boyunca her gün bir bardak yoğurt (ev yoğurdu tercih edilir) ile berâber bir kaşık yenilir.
38) Romatizma:
Ağrıyan romatizmalı bölge sıcak çörek otu yağıyla, el kemiğe ulaşacak derecede sıkıca ovulur.
Daha sonra kaynatılmış çörek otuna biraz çörek otu yağı katılıp balla tatlandırılarak içilir.
39Yüksek tansiyon, nefesi ve sinirleri rahatlatma:
Herhangi bir sıcak içeceğe az bir miktar çörek otu yağı katılır.
Ayrıca mümkünse haftada bir kere de olsa bütün beden çörek otu yağı ile yağlanılıp (vücut yağı çekecek kadar bir süre) güneşlenilir.
40)Yüzün parlaklığı ve güzelliği için:
Bir miktar çörek otu, çörek otu yağı, zeytin yağı, biraz da bâdem yağı birbirleriyle karıştırılıp, bu karışımla yüz yağlanır ve (vücut yağı çekecek kadar az bir süre) güneş ışınlarına mâruz bırakılır. Böylece bir saat beklenir.
Daha sonra yüz, su ve sabunla yıkanır. Allâh-u Te’âlâ’nın izniyle farkı net olarak göreceksin!
41) Abraş (sedef) ve cilt üzerinde beliren beyaz noktacıklar:
Doğal kırmızı üzüm sirkesi, biraz kına, çörek otu yağıyla yoğrulmuş çörek otu ve toz hâline getirilmiş kuru bukalemun derisinden az bir miktar alınıp bunların tümü birer kaşık olacak kadar eşit miktarda karıştırılır ve merhem gibi oluncaya kadar az bir sirkeyle yoğrulur, sonra renk değişikliğine uğramış olan bölge bu mâcunla yağlanır.
Bu yağlanmış bölgenin üstü akşamdan sabaha kadar örtülür.
Mümkün olursa bu hastalıklı yerler güneşe karşı tutulur.
42) Kırığın çabuk kaynayıp iyileşmesi:
Mercimek çorbası, soğan, haşlanmış yumurta, büyükçe bir kaşık çörek otu, birkaç tâne de çiğ yumurta karıştırılarak iyice yoğrulur.
Bu karışımdan bir sargı yapılarak kırık yerin üzerine konulur ve etrâfı çörek otu yağı ile ovulur.
Bu sargı hergün veyâ gün aşırı bir kez tekrarlanır. Sargı açıldığında kırık yer sıcak çörek otu yağı ile ovulur.
Allâh-u Te’âlâ’nın izniyle şifâ hâsıl olur.
43) Ergenlik sivilceleri:
Öğütülmüş çörek otu, susam yağı, bir kaşık tahin, bir kaşık buğday unu ve bir kaşık çörek otu yağı birlikte yoğrulur.
Yüz bu terkiple akşam yağlanır, sabah doğal sabun ve kireçsiz su ile yıkanır. Bununla eş zamanlı olarak içine biraz çörek otu yağı katılmış sıcak bir içecek içilir.
Allâh-u Te’âlâ’nın izniyle farkı net bir şekilde göreceksin.
44) Cilt hastalıkları:
Çörek otu yağı, gülyağı ve katkısız tam buğday unu eşit miktarlarda alınıp iyice karıştırılır. Merhem gibi katılaşıncaya kadar biraz daha un ilâve edilir. Rahatsız olan bölge güneşlendirildikten sonra inceltilmiş üzüm sirkesiyle ovalanır, daha sonra hastalıklı yer her gün yukarıdaki terkiple yağlanır.
Bu rahatsızlığa mâruz bulunan kişinin, hastalığına sebep olan yiyeceklerden uzak durması gerekir. Nitekim herkesin, kendisine karşı hassâsiyet taşıdığı bâzı yiyecekler vardır.
45) Siğiller:
Havanda dövülmüş çörek otu, koyu ve doğal üzüm sirkesiyle yoğrulur, buna biraz da çörek otu yağı katılır, daha sonra hastalıklı bölge keten veyâ yün parçasıyla ovulur.
Ardından semizotu yaprağı ile de ovulur, sonra bu hastalık mekânı iyice yıkanıp kurutulur. Daha sonra da çörek otu yağı ile yağlanır. Bu tedâviye bir hafta boyunca devâm edilir.
Ardından biiznillâh şifâ tamam olur.
46) Beze (deri altında topaklaşan sertlikler ve sebep oldukları rahatsızlıklar:
Ezilmiş çörek otu, biraz çörek otu yağı ve içerisinde az bir miktar arı sütü bulunan bal, birlikte mâcun yapılır, bir ay boyunca günde bir kaşık yenilir.
47) Mantar ve mayasıl:
Havanda yeni öğütülmüş bir kaşık çörek otu, bir fincan inceltilmiş üzüm sirkesi, biraz da sarımsak yağı, merhem kıvâmına gelinceye kadar karıştırılır.
Mantarlı ve mayasıllı yerler tıraş edildikten sonra biraz tahriş edilir ve bu terkiple yağlanarak bandaj yapılıp sabaha kadar öylece bekletilir. Bu sargı çözüldükten sonra çörek otu yağı ile yağlanır. Buna bir hafta boyunca devâm edilir.
48) Uykusuzluk:
Hâlis balla tatlandırılmış bir bardak sıcak süte, bir kaşık çörek otu yağı karıştırılarak yatmadan önce içilir ve uyumadan önce çokça salevât getirilerek:
(Nebe’ Sûr esi: 9) âyet-İ
kerîmesi okunmaya devâm edilir.
Ayrıca Zeyd ibni Sabit (Radyallâhu Anhjdan nakledilen:

“Ey Allâh! Yıldızlar battı, gözler sâkin-leşti, Sen ise (hiç ölmeyecek) Hayy ve (hiç uyumayan bir) Kayyûm’sun. Ey Hayy! Ey Kayyûm! Gözümü uyut ve gecemi sâkinleş-
tir.” (Taberânî, el-Mu’cemül-kebîr, no:4817r 5/124) duâsi tekrar
edilir.
Nitekim râvî Zeyd (Radıyallâhu Anh) bu duâ-ya devam ettiğinde, Rasûlüllâh (Saiiailâhu Aleyhi ve Sellem)Q şikâyet ettiği uykusuzluk hâlinin kendisinden kaybolduğunu bildirmiştir.
49) Karaciğer iltihabı:
Bir kaşık yeni öğütülmüş çörek otu, bir kaşığın dörtte biri kadar da sarısabır karıştırılır. Sonra bu ikisi hâlis bal ile mâcun yapılarak iki ay boyunca aç karnına bir kaşık yenmeye devâm edilir.
50) Bedenin herhangi bir yerinde su toplanması:
Havanda yeni dövülmüş bir miktar çörek otu, biraz çörek otu yağı ve biraz da üzüm sirkesi merhem gibi oluncaya kadar iyice karıştırılır.
Bu terkipten bir miktar alınıp sargı bezine sürülür ve su toplanan yerlere sarılır.
Aynı zamanda bir küçük kaşık çörek otu yağı ve çörek otu tâneleri yenmeye devâm edilir. Bu tedâvi bir hafta kesintisiz tatbik edilir.
51) Egzama:
Bir bardak öğütülmüş çörek otu ve bir bardak zeytin yağı karıştırılır.
Bu terkip uygulanmadan önce tekrar iyice
karıştırılır ve rahatsızlık geçinceye kadar günde
iki kere hastalıklı bölgeye sürülür. (Ubeyd Ömer, el-Habbetü ‘s-sevdâ fi ‘t-tıbbı ‘şa ‘bî, sh:55-61)

Kendisi Küçük, Şifası Büyük “Çörek Otu”

Çörek otu (Latince adı; Nigella sativa); 2000 seneden daha uzun bir zamandır Ortadoğu ve Uzakdoğu ülkelerinde doğal bir ilaç olarak kullanılmaktadır. Nigella Sativa, Ortadoğu ülkeleri arasında birçok derdin dermanı olduğu için “Habbat Al Barakah” ya da “Kutsanmış Tohum” olarak bilinir. Binlerce yıldır Ortadoğu, Asya ve Afrika’da kullanıldığı gibi günümüzde Amerika ve Avrupa’da da kullanılmaktadır.

Bu küçük, fakat inanılmaz şifalı bitki, dünyanın her tarafında çok çeşitli isimlerle bilinmektedir. Bu isimlerden bir kısmı şöyle sıralanabilir. Black cumin (Nigella sativa L. ) seeds, Black Seed, Le Cumin Noir (Graine de Nigelle), Der Schwarzkümmel (Nigella sativa), Habba Sawda, Habbatul Baraka, Shonaiz .

Romalılar arasında, yemeklik olarak çok değerli olduğundan, çörek otunun isimlerinden biri de Roman kişnişidir.Fransızlar, bu bitkinin tohumlarını pişirmek için kullandığı için de quatre épices or toute épice adı altında bilirler.

Fransızlar, çörek otunu eskiden biber yerine kullanırlardı.

Doğu ülkelerde yaygın bir şekilde yemeklerde lezzet verici bir baharat olarak kullanılırdı. Mısırlılarda yaygın olarak ekmeklerinde kullanırlardı ve bereketli bir besi olduğuna inanarak, keke benzer şekerlemelerine çörek otu koyarlardı. Hindistan’da, aynı zamanda haşaratlardan uzak tutmak için, çamaşırlarının arasına çörek otu koyarlardı. Ve oranın yerli doktorları, çörek otunu tıbbi olarak, karın gazı giderici, hazımsızlık ve bağırsak hastalıkları tedavisinde kullanırlar.

Çörek Otu İçeriği

Bugüne kadar yapılan bilimsel çalışmalarla çörekotunun içinde 115’ten fazla etkili madde olduğu belirlenmiştir. Bu maddeler şöyle gruplandırılabilir:

  • 1. % 21 Protein
  • 2. % 35 Şeker türevleri
  • 3. % 35-38 Yağ
  • 4. % 6-9 Madensel tuzlar ve diğer maddeler

Vitaminler; beta-karotin (provitamin A), biotin (vitamin H), folasidi, B1, B2, B6, ve C.
Minerallerden; magnezyum, selenyum ve çinko içerir. İçeriğindeki en önemli bileşimler ise thymol türevleridir. Bu aktif maddeler bağışıklık sistemi üzerindeki yardımcı T-hücrelerin sayısında ve aktivesinde belli bir oranda artış sağlamaya yardımcı olur.

İçeriğindeki aktif maddeler, nigellon, thymoquinon ve uçmayan yağlardır. Diğer maddeler ise, linoelik asit(Omega-6, Omega-3), oleic asit, palmitik asit, kalsiyum, sodyum, potasyum, demir, çinko, bakır, magnezyum, selenyum, fosfor, vitamin A, vitamin B, vitamin B2, niasin ve vitamin C’dir.

Tohumlarının bileşiminde başlıca, uçucu yağ ve sabit yağ (%1.3 ‘ünde uçucu yağ ve %35’inde sabit yağ) bulunur. Donuk, ayrışık bir glucoside melanthin vardır. İçerisinde seyreltilmiş hidroklorik asit, Melanthigenin ve şeker vardır. Çörek otuna Nigelline adını veren Rochebrune; içerisinde güçlü bir paralysing alkaloid ve toxicol africaine bulmuştur. Çörek otunun en önemli bileşiği ise Thymoquinone’dur.

Sadece thymoquinone bile çoğu hastalıklar içinşifadır. Artrite, astıma, bakterilere karşı, bronşit, alerji, antioksidan, romatizma, kanser, safra yolları tıkanıklığı, siklooksijenaz enzimi inhibitörü, lipooksijenaz enzimi inhibitörü, ürik asidi azaltıcı etkisi ve kan şekerini düşürücüdür. Ayrıca anti-oksidan, anti-inflamatuvar, anti-tümör, immunomodulatuar etkili ve apoptozis artırıcıdır.

Çörek otundakiBeta sitosterol 3218 ppm’dir. İştahsızlığa karşı kullanılabildiği gibi, anti kanser, anti bakteriyel, anti viral, antipiretik (ateş düşürücü), anti inflamatuvar (yangı önleyici) özellikler de gösterir. Östrojeniktir ve fazla alındığında sperm öldürücü özellik gösterir. Omega 3 ve 6’dan zengin olan çörek otundan her gün yemekte yarar vardır. Çörekotu bağışıklık sistemini güçlendirir. Sık sık enfeksiyon geçirenler için yardımcı bir üründür.

Kara mucizenin muhtevası

Çörek otunun tohumunda takriben %38 oranında karbonhidrat, %35 oranında çeşitli yağlar, %21 oranında da albümin bulunur. Geri kalan %6 ise, yüzden fazla maddeden oluşur. Bu orana çok değerli olan doymamış yağ asitleri de dahildir. Linolen asidi, alfa linolenasidi ve iç yağı bunlar arasındadır.Eterli yağlar olarak kofur, nigellon, alfa-pinen vb. mevcuttur. Doymamış yağ asitleri ve eterli yağ, savunma sisteminde çok yararlıdır. Vitamin ve mineraller, savunma sisteminin işlemesinde önemli rol oynar. Çörek otunun tesiri, çok sayıdaki bu maddelerin karışımından gelmektedir.

Doymamış yağ asitlerinin faydaları

Doymamış yağ asitleri, metabolizmaya yardım eder. Hücrelerin büyümesi, gelişmesi ve yenilenmesinde yine buna ihtiyaç vardır.

Ayrıca vücudun ihtiyacı olan hormonların gelişmesinde yardımcı olur. Yine alerjik sinyaller gönderen histamin gibi maddelerin artmasını engeller.

Vücudumuz doğası gereği, doymamış yağ asitlerini üretemediğinden bu yağ asitlerini dışarıdan karşılamak zorundadır.

İşte doymamış yağ asitlerinin faydaları:

• Hormonların yapımına katkıda bulunduklarından, sağlıklı bir savunma-hormon ve sinir sisteminin oluşumunu sağlar.
• Savunma ablukasının kaldırılmasında yardımcı olur.
• Savunma hücrelerinin gereğinden fazla çalışmasını engeller.
• Hücrelerin dağılımı, yenilenmesi ve hücre duvarlarının sağlam olmasına katkıda bulunur.
• Kandaki kolesterolü normale döndürür.
• Kan damarlarının gerginleşmesini ve dolaşım hızını tanzim ederek tıkanmayı önler.
• Tansiyonu düşürüp damar sertleşmesi ve kalp enfarktüsü riskini azaltır.
• Yaraların çabuk iyileşmesine, derinin pürüzsüz olmasına yardım eder.
• İnsan vücudu, doymamış yağ asitlerini üretemediği için, dışarıdan almaya mecburdur. Bir gram çörek otu yağı, bu açıdan günlük ihtiyacımızı karşılamaktadır.

Konunun Mucizevi Yönü

Peygamber Efendimiz’in (S.A.V.) “Çörek otunda her derde çare vardır.” sözü, tıpkı Cenab-ı Hakkın “Rabbin’in emri ile her şeyi yıkar.” (Ahkaf: 46/25) sözüne benzer. Yani yıkılmaya müsait olan her şeyi yıkar, yakılmaya müsait olan her şeyi yakar vb. demektir. Çörek otu ateşli olmayan bütün hastalıklara faydalıdır. Sıcak ve kuru hastalıklara da belirtiyle birlikte nüfuz eder, az miktarda alındığı zaman soğuk ve yaş nitelikli ilaçların güçlerini sıcak ve kuru nitelikteki hastalıklara süratle nüfuz ettirir.

* Çörek otu, sıcak ve üçüncü derecede kurudur. Şişkinliği giderir, kel olan yere ekilen saç tohumunu çıkarır, alaca hastalığına ve dört günde bir gelen sıtmaya faydalıdır. Tıkanıklıkları açar, gazları dağıtır, midenin lüzumsuz salgı ve sıvılarını kurutur. Dövülür ve balla yoğrulur, sıcak suyla birlikte içilirse böbreklerde ve mesanede oluşan taşları eritir. İçmeye günlerce devam edildiği takdirde idrarı, adet kanını ve sütü çoğaltır.

* Sirkeyle birlikte ısıtılıp karın üzerine sürüldüğünde kıl köklerini öldürür. Taze ya da haşlanmış Ebu Cehil karpuzunun suyuyla yoğrulursa parazitleri düşürmekteki etkisi daha güçlü olur. İç organları temizler, ağrıyı keser, gazları ve salgı birikintilerini dağıtır. Dövülüp de bir beze bağlanıp sürekli koklanırsa soğuk nezleyi giderir ve tamamen iyi eder.

* Çörek otunun yağı saçkıran hastalığına, siğillere ve bene faydalıdır. Suyla birlikte bir miskal (1 miskal = 4,6 gr.) içilirse astıma ve nefes darlığına iyi gelir. Bu yağdan sargı yapılırsa soğuk baş ağrısına faydalı olur.

* Çörek otu sirkeyle haşlanır ve bununla gargara yapılırsa soğuktan ağrıyan dişlerin ağrısına faydalı olur. Öğütülüp toz halinde buruna çekilirse gözde ortaya çıkan sulanmanın başlamasına fayda verir. Sirkeyle birlikte sarılırsa sivilceyi ve yaralı uyuzu söker atar, balgama bağlı şişlikleri ve katı şişlikleri dağıtır.

* Çörek otu yağı buruna çekildiği zaman yüz felcine, yarım miskalden bir miskale kadar içildiğinde de zehirli örümcek sokmasına iyi gelir. Taze olarak dövülür, çitlembik yağıyla karıştırılır ve bu karışımdan kulağa üç damla damlatılırsa kulak nezlesine, uğultuya ve tıkanıklığa faydalı olur.

* Çörekotu kavrulur, taze olarak dövülür, sonra zeytinyağında bekletilir ve bu karışımdan buruna üç veya dört damla damlatılırsa, sık sık aksırtan nezleye iyi gelir.

* Çörek otu yakılır, eritilmiş bal mumu, zambak yağı ve kına yağıyla karıştırılır, bu karışım uyluklar da çıkan yaralara, yaralar sirkeyle yıkandıktan sonra sürülürse, iyi gelir ve yaraları yok eder.

* Sirkeyle birlikte dövülür, bundan alaca hastalığına, ciltte beliren siyah noktacıklara ve baştaki yoğun kepeklenmeye faydası olur ve iyi eder.

* Taze olarak dövülür de kendisini kuduz köpek ısıran kimse, daha sudan korkmaya başlamadan önce her gün iki dirhem kadarını soğuk suyla birlikte alırsa önemli derecede fayda görür. Kuduz köpeğin ısırmasından bir zarar görmeyeceğinden emin olabilir.

Çörekotu yağı buruna çekildiğinde, felç ve titremeye faydalı olur, bunları meydana getiren maddeyi yok eder. Vücuda sürüldüğü zaman zehirli böcek ve hayvanları vücuttan uzaklaştırır; yaklaştırmaz. Çitlembik suda eritilir ve anüsün iç kısmına sürülür, üzerine de çörek otu yağı serpilirse, basura görülmedik şekilde faydalı olan iyi bir ilaç meydana gelmiş olur.

* Mide ve bağırsaktaki gazları söker, hazmı kolaylaştırır, iştah açar; ekmek ve keklere katılırsa da şişlik yapmaz.

* Böbrekteki kum ve taşları döker; şerbeti içilir veya 4 bardak suya 3 çorba kaşığı çörek otu dövülerek konur, üzerine 1 çay kaşığı süzme bal konur. Kaynatılıp süzülür. Günde üç kere 1′er çay bardağı içilir.

* Felç ve kazıklı hummaya (tetanoz) faydalıdır; çörek otu yağı burundan faydalıdır.

* Öksürük, balgam, nefes darlığı ve romatizmaya faydalıdır; balla karıştırılıp yenir veya macun yapılır. Grip ve nezleye, baş ağrısına; yağı burundan damlatılır veya çörek otu bir müddet sirke içinde bekletildikten sonra alınarak toz haline getirilir, enfiye gibi burna çekilir veya tohumları kavrulur, tütsüsü burna çekilir.

* Kulak için, sonradan meydana gelen üşütme, rüzgâr alma, iltihap tıkanıklıklarında; çörek otu yağı kulağa damlatılır.

* Diş ağrısı ve diş iltihaplanmalarında kullanılır; çörek otu sirke ile kaynatılıp ağızda gargara yapılır.

* Bağırsak ve karındaki kurt, parazit ve solucanları öldürür; sirke ile kaynatılıp aç karnına içilir.

* Basura faydalıdır; sirke ile kaynatılıp basura sürülürse veya yakılır elde edilen külü içilir veya acı kavun suyu ile merhem yapılır sürülürse faydası görülür.

* Vücudun muhtelif yerlerinde sızısı olanlar; sabunlu sıcak su ile yıkanır, çörek otu kavrularak dövülür ve yıllanmış zeytinyağı içine konur. Bu yağ sızılı kimsenin tepesinden ayağına kadar sürülür, hasta giydirilir. Soğuk rüzgâr değmeden yatağa yatırılır, iyice terletilir. Hasta terledikten sonra sızılar geçer ve vücut ipek gibi olur.

* Sivilce, uyuz, egzama gibi cilt hastalıklarına faydalıdır; çörek otu sirke ile kaynatılıp sürülebilir.

* Vücuda kuvvet ve zindelik verir; bal ile macun yapıp yenebilir. Kan yapıcıdır; her sabah kuru üzümle beraber yenmelidir.

* Çocukların gaz ve sancılarında; bir miktar çörekotu tohumu, bir tane hindistan ceviziyle de dövülür ve tülbente konup, çocuğun ağzına tutularak emzirilir.

* Kadınların hayzını söktürür. Anne sütünü artırır; balla yenmeye devam edilmelidir. Unutkanlığa faydalıdır, balla macun yapılıp yenmeli.

* Saçları besler, kepeği önler; çörek otu yağı saçlara sürülür.

* Çörek otu tütsüsü haşereleri öldürür.

* Çörek otu ürünleri (yağ ve ezilmiş bal karışımlı) hamilelik devresindeki şikayetleri azaltır. Yan tesiri olmayıp, bu devredeki hanımlara ve bebeklerini ana sütüyle besleyenler için süt kalitesinin bebeğe daha yarayışlı olmasını sağlar.

* Egzamalı deriye sık sık çörek otu yağı sürüldüğünde deri çabuk iyileşir. Yine deri hastalıklarında mikrop öldürücü tesirinden dolayı çok fayda verir.

* Çörek otu, müzmin hastalıklarda şaşırtıcı iyileşmeler sağlar. Çocuklarda özellikle sinir ve deri hastalıklarına, astım ile alerjiye iyi gelir.

* Her gün çiğnenerek yutulan çörek otu ağız kokusunu düzeltir. Taze öğütülmüş çörekotu koklanırsa baş ağrısını keser.

* Çörek otu taşımak, insanları nazardan korur.

Çörek otunun faydaları bilim adamlarını da şaşırtıyor

Çörek otu, son iki yıldan bu yana daha önce görmediği kadar bir ilgiyle karşılaşmıştır. Güvenilir uluslar arası dergilerde onlarca ilmî araştırma yayınlanmıştır. Bu araştırmaların büyük bir kısmı hayvanlar üzerinde yapılmışsa da çörek otunun faydası üzerine gerek doğuda ve gerekse batıda yayınlanan araştırmaların insanı hayrette bırakacak sayıda çok olması ve çeşitliliği gerçekten ilgi uyandırmaktadır.

Gerçekten laboratuar araştırmaları, çörek otunun bağışıklık sistemini güçlendirdiğini ve buna bağlı olarak vücudu tahrip eden mikroplara ve virüslere karşı gücünü, ayrıca kansere karşı direncini artırdığını ortaya koymuştur. Bugün Amerika’da ileri safhadaki kanser ve aids hastalarına, bala katılmış çörek otu vermektedirler.

Londra Kings College Üniversitesinde yapılan bir çalışma 1997 yılında yayınlandı. Yapılan araştırmada çörek otunun iki çeşit yağ ihtiva ettiği ortaya kondu. Bunlar %0.45 oranında anti enflamatuar (iltihap önleyen) özelliğe sahip olan uçucu yağ, diğeri ise %33 oranında sabit yağdır.

Araştırmacılar çörek otunun uçucu yağının romatizma gibi, eklem hastalıkları iltihabını hafifletmede etkin olduğunu ortaya koymuşlardır.

Londra Kings College Üniversitesinde yapılan bir araştırma, çörek otunun bazı mikropların etkinliğini yavaşlattığını ve iltihap oluşmasını engelleyici bir özelliğe sahip olduğunu ortaya koymuştur.

Çörek otunun nefes darlığı ve solunum yolları iltihabının tedavisinde faydalarına işaret eden bir araştırma yapılmıştır. Bir başka araştırmada çörek otu özünün meme, prostat, cilt kanseri gibi bazı kanser türlerinde kanser hücrelerinin gelişmesini yavaşlatmayı başardığı ortaya konmuştur. Bir başka araştırma çörek otunun fagositik (phagocytic) hücrelerinin candida albicans adındaki bir çeşit mantar türünü yutma gücünü arttırdığını ortaya koymuştur.

Her Derde Deva Çörek Otu…

Peygamberî bir ilaç olduğunu belirttiğimiz çörek otunun ismine eski çağlardaki bazı dini metinlerde rastlandığı gibi, Peygamber Efendimiz (S.A.V)’den sahih rivayetle nakledilen hadisi şerifle de önemi en veciz bir şekilde ifade edilmiştir. Hz. Ebû Hureyre (r.a.)’nin nakline göre, Hz. Peygamber (S.A.V) “Size çörek otunu tavsiye ediyorum. Çünkü onda ölüm hariç her türlü hastalığın şifası vardır.” demiştir. İbn Şihab, bu hadiste geçen “sâmm” kelimesinin “ölüm” anlamına geldiğini ifade etmektedir.

Peygamberimiz’in (S.A.V) tavsiye ettiği çörek otunun birçok hastalığa şifa olduğunu bugün modern tıp yeni yeni keşfetmektedir.

Çörek Otu Karaciğeri Tahripten Korur

Bilindiği üzere çörek otu yağı, karaciğeri bazı zehirli türlere karşı koruyucu bir etkiye sahiptir. Çörek otunun halk tarafından karaciğer hastalıklarında şifalı bitki olarak kullanılmakta olduğunu da bilmekteyiz. Bundan dolayı Demmam Kral Faysal Üniversitesinden Dr. el-Ğâmidî, yaptığı bir çalışmada çörek otu çözeltisinin fareler üzerinde karaciğeri carbon tetrachloride adındaki zehirli maddeye karşı korumadaki etkisini ortaya koymuştur. Yapılan çalışma göstermiştir ki çörek otu çözeltisi, karaciğer üzerine carbon tetrachloridin zehirli etkisini azaltıcı bir sonuç vermektedir. Çörek otu verilen farelerde karaciğer enzim düzeyi daha düşük çıkmıştır. Bunun yanında karaciğer dokusu üzerine zehirli maddelerin etkisi ise daha az görülmüştür.

Karaciğer Kanserinden Korumadaki Etkisi
J. Carcinog Dergisinin 2003 sayısında yayınlanan bir çalışmaya göre Sri Lanka Kelaniya Üniversitesinden uzmanlar diethylnitrosamine vererek karaciğer kanseri oluşturdukları 60 fare üzerinde araştırma yapmışlardır. Bu farelerden bir grubuna çörek otundan bir karışım verilirken, diğer gruba sadece ot verilmiştir. Daha sonra araştırmacılar bu fareleri on hafta süreyle izlemeye almışlar ve deney farelerinde karaciğer dokusunu inceledikten sonra kanser etkisinin şiddetinin çörek otu karışımı ile tedavi edilen farelerde daha az olduğunu ortaya koymuşlardır. Araştırmacılar buradan bu çeşit maddelerin karaciğeri kanserojen etkilerden korumada payı olduğu sonucunu çıkarmışlardır.

Kolon Kanserinden Korumadaki Etkisi
Acaba insan çörek otu sayesinde kolon kanserinden korunabilir mi? Mısır Tanta Üniversitesinden araştırmacılar bu soruya cevap vermeye çalışmış ve araştırmalarını 2003 Şubatında Nutr Cancer Dergisinde yayınlamışlardır. Araştırmacılar 45 fareye kolon kanserine yol açan kimyasal madde vermişler, 30 fareye de ağız yoluyla çörek otu yağı içirmişlerdir. Deneyin yapılmasından on dört hafta sonra çörek otu yağı verilen farelerde kolon, karaciğer veya böbrek üzerinde herhangi bir kanserli değişiklik olmadığını görmüşlerdir. Bu da bize çörek otunun uçucu yağının kolon kanseri oluşumunu engellemedeki gücünü göstermektedir.

Meme Kanseri Tedavisindeki Etkisi
A.B.D Jackson Mississipi Üniversitesinde yapılan ve Bio Med Sci Instrum Dergisinde 2003 yılında yayınlanan bir çalışmada araştırmacılar çörek otu özü kullanmanın meme kanseri hücrelerini yavaşlatmadaki etkisini ortaya koymuşlardır. Bu çalışma bu alanda daha fazla çalışmanın kapısını aralayacak niteliktedir.

Şeker hastalığına Karşı
2003 Aralığında Tohoku J Exp Med Dergisinde yayınlanan bir çalışmada Türkiye 100. Yıl Üniversitesinden araştırmacılar şeker hastalığına yakalattıkları 50 fare üzerinde deney yapmışlardır. Bunu farelere karın zarından (periton) girerek streptozotocin maddesi vererek yapmışlardır. Bundan sonra fareler iki gruba ayrılmıştır. Birinci gruba otuz gün süre ile her gün karın zarından (periton) uçucu çörek otu yağı verilmiştir. Diğer gruba ise çörek otu yağı içermeyen tuzlu bir sıvı verilmiştir. Araştırmacılar şeker hastalığına yakalanmış farelerde çörek otu yağının kanda şeker oranını düşürdüğünü ve insülin miktarını arttırdığını tespit etmişlerdir. Japonya’da yapılıp 2002 Aralığında Ress Vet Sci Dergisinde yayınlanan bir çalışmada araştırmacılar çörek otu yağının şeker hastalığına yakalandırılan farelerde insülin salgısını arttırdığını tespit etmişlerdir. Deney farelerinde çörek otu yağı kanlarında şekerin düşmesine yol açmıştır. Dr. Muhammed ed-Dehâhınî’nin 2002 yılında Planta Med Dergisinde bir araştırması yayınlanmıştır. Doktor bu çalışmasında kan şekerini düşüren çörek otu yağının etkisinin kanda insülin miktarını arttırarak değil, aksine pankreas harici bir yoldan sağlamış olabileceğini ileri sürmüştür. Fakat bu konuda daha çok bilimsel çalışma yapmaya ihtiyaç vardır.

Türkiye’de 100. Yıl Üniversitesinde yapılıp, 2001 yılında yayınlanan bir araştırmada bu kez Yeni Zelanda tavşanları kobay olarak kullanılmıştır. Tavşanlar iki gruba ayrıldıktan sonra bir grup şeker hastası yapılmış ve ağız yoluyla iki ay süreyle günlük olarak çörek otu özü ile tedavi edilmiştir. Araştırmacılar bu inceleme sonunda çörekotu özüyle tedavi edilen tavşanlarda kan şekerinin düştüğünü, bunun yanındadamar sertliği oluşumunu azaltmada rolü olan antioksidan maddelerin arttığını tespit etmişlerdir.

Alerjik Hastalıklar
Berlin (Almanya) Charite Üniversitesinde yapılan bir çalışmaya göre araştırmacılar alerjik hastalıklara yakalanmış 152 hasta üzerinde bir çalışma yapmışlardır. (Bu hastalarda alerjik burun iltihabı, astım ve egzama hastalıkları bulunmaktaydı.) Bu alerjik hastalar, çörek otu yağı ihtiva eden kapsüllerden günlük 40- 80 mg. arası verilerek tedavi edilmişlerdir. Hastalardan bu deney süresince özel ölçüm araçlarıyla kendilerindeki belirtileri kaydetmeleri istenmiştir. İmmunglobilin- E (IgE) ölçümü gibi laboratuar tetkikleri ile hastaların akyuvar sayısı, cortizol hormon düzeyi, iyi huylu (HDL) ve kötü huylu (LDL) kolesterol düzeyleri ölçülmüştür. Yapılan çalışmalar astım veya alerjik burun iltihabı ya da egzama hastalığına yakalanmış kişilerde belirtilerin iyiye doğru gittiğini ortaya koymuştur. Bu hastalarda trigliserid düzeyi hafif miktarda düşmüş, buna karşılık faydalı kolesterol düzeyi açık biçimde yükselmiştir. Diğer yandan da cortizol veya lenfositlerde kayda değer bir etki görülmemiştir. Alman araştırmacılar, yaptıkları deneyden çörek otu yağının alerjik hastalıklarda ek bir ilaç olarak etkin olduğu sonucunu çıkarmışlardır.

Çörek Otu ve Nefes Darlığı
Senelerden beri çörek otu ilaçları öksürük ve solunum yolu hastalıklarında kullanılmaktadır. Acaba bunun doğru olduğuna bilimsel ve modern bir delil bulunmakta mıdır? Riyad Kral Suud Üniversitesinden araştırmacılar çörek otu yağının antı enflamatuar etkisini kobay olarak kullandıkları Hint domuzunun (Guinea Pig) nefes borusu (Trachea) üzerinde araştırmışlardır. Araştırma neticesinde anti enflamatuar etkinin nefes borusu adaleleri üzerinde gevşetici bir role sahip olduğunu görmüşlerdir. Bir başka ifadeyle çörek otu yağının anti enflamatuar özelliğinin nefes borusu adalesini genişlettiği ortaya çıkmıştır. Bu da nefes darlığının tedavisine yardımcı olmaktadır.

İshal ve Nefes Darlığı Tedavisinde
Bilindiği üzere çörek otu ishal ve nefes darlığında uzun senelerden beri kullanılmaktadır. Dr. Cilani, çörek otu özünün nefes borusunu genişletici ve adalelerini gevşetici (spasmolytic) etkisini öğrenmek için laboratuar çalışması yapmıştır. Yapılan çalışma, çörek otu yağının kalsiyum salgılanmasını engelleyerek adaleleri gevşetici ve nefes borusunu açıcı bir etkisi olduğunu ortaya koymuştur. Bu da çörek otunun şifalı bitkiler alanında bilinen etkisini açıklayan kuralı vermektedir.

Çörek Otu ve Mide Hastalıkları
Çörek otunun mide zarını koruyucu etkisi bulunmaktadır. Kahire Üniversitesinden araştırmacılar midelerinde yara açtıkları fareler üzerinde deneylerde bulunmuşlar ve denek farelerini, çörek otu yağı veya (içindeki etkin özellik) anti enflamatuar ile tedavi etmişlerdir. Yapılan deney, bu iki maddenin mide zarını tahriş edici etkenlerden veya mideye zararlı yaralardan koruduğunu açıkça ortaya koymaktadır. İskenderiye Üniversitesinde görevli ve çörek otu alanında uluslararası üne sahip büyük uzman Dr. Muhammed ed-Dahâhınî bu konuda bir çalışma yapmıştır. Dahâhınî, fareler üzerinde yaptığı çalışmada çörek otunun alkolün sebep olduğu tahrişlerden mide zarını koruyucu etkisini incelemiştir. Bu araştırma neticesinde çörek otu yağının alkolün sebep olduğu mide tahrişlerine karşı etkin koruyucu bir tesiri olduğunu ortaya koymuştur.

Böbrek Hastalıklarına Karşı
Ezher Üniversitesinden araştırmacılar çörek otundaki anti enflamatuar özelliğin böbrek rahatsızlığına olan etkisi üzerine bir çalışma yapmışlardır. Doxorubicin maddesi vasıtasıyla fareler üzerinde yapılan çalışmada anti enflamatuar (çörek otundaki etkin özellik) idrar yoluyla protein ve albümin atımını yavaşlattığı tespit edilmiştir. Ayrıca çörek otunun böbrekte meydana gelen olumsuz etkileri yavaşlatan anti oksidan madde içerdiği görülmüştür. Bu da anti enflamatuar özelliğin böbreği hasta olmaktan koruyan bir rolünün olabileceğini göstermektedir.

Kalp ve Damarları Koruyucu Etkisi
Bilindiği üzere kanda bulunan homocysteine maddesinin yüksekliği kalp, beyin ve periferik damarlarda genişleme meydana getirmektedir. Bilginler hastaya vitamin (folikasit, vitamin B 6, vitamin B 12) verilmesinin kandaki homocysteine düzeyini düşürdüğünü göstermiştir. Buradan hareketle araştırmacılar, Kral Suud Üniversitesinde (Suudi Arabistan) çörek otunun kandaki homocysteine düzeyine olan etkisini incelemişlerdir. Araştırmacılar bir hafta boyunca otuz dakika süreyle bir grup fareye çörek otunda bulunan anti enflamatuardan 100 mg. vermişlerdir. Bunun neticesinde anti enflamatuar özelliğin kanda homocysteine maddesinin yükselmesine karşı etkili olduğunu tespit etmişlerdir. (Doğal olarak farelere bu deneyden önce homocysteine maddesinin düzeyini yükseltecek ilaç verilmiştir.)

Homocysteine maddesinin kandaki yüksekliği trigliserit, kolesterol ve vücuda zararlı oksidan maddelerin düzeyinin yükselmesine yol açmaktadır. Araştırmacılar çörek otu özünün homocysteine düzeyinin yüksekliğine eşlik eden zararlı maddelerin azalmasına yol açtığını görmüşlerdir. Bu, çörek otu yağının homocysteine düzeyinin yüksekliği ile ona eşlik eden kan yağlarının yükselmesi neticesinde meydana çıkan zararlı etkilerden kalbi ve damarları korumasının mümkün olduğu anlamına gelmektedir. Hiç kuşkusuz bu alanda daha fazla araştırma yapmaya ihtiyaç vardır.

Antioksidan Oluşu
J Vet Med Clin Med Dergisinin 2003 Haziran sayısında bir araştırma yayınlandı. Bu çalışmayı yürüten doktorlar carbon tetra celoride verilen farelerde çörek otunun antioksidan olarak etkilerini tespit etmek için bir deney yaptılar. Bu deney 60 fare üzerinde gerçekleştirildi ve birçok fareye karın zarından (periton) girerek çörek otu yağı verildi. Bu deney 45 gün sürdürüldü. Deney neticesinde araştırmacılar çörek otu yağının lipid peroxidation düzeyini düşürdüğünü, buna karşılık antioksidan maddeleri arttığını tespit ettiler. Bilindiği üzere antioksidan maddeler, vücudu birçok dokuda tahribat oluşturan ve damar sertliği, kanser, bunama ve benzeri birçok hastalığa yol açan serbest radikallerin etkisinden korumaktadır. Drug Chem Toxicol Dergisinin 2003 mayısında yayınlanan bir başka araştırma çörek otu yağında antioksidan maddenin bulunduğunu ortaya koydu.

Çörekotu ve Kolesterol
Kazablanka (Fas) Kral II. Hasan Üniversitesinden araştırmacılar çörek otunun farelerde kolesterol ve kan şekeri düzeyine olan etkisini araştırdılar. Bu çalışmada farelere on iki hafta boyunca 1mg. Çörekotu yağı verildi. Yapılan deneyin sonucunda farelerin kanında kolesterolün %15, trigliseritin%22, kan şekerinin %16.5 azaldığı, buna karşılık hemoglobin miktarının %17.5 arttığı görüldü. Bu da bize çörek otu yağının insanlarda kolesterol ve kan şekeri düzeyini düşürmekte etkin olabileceği izlenimini vermektedir. Fakat bu konuda insan denekler üzerinde daha fazla laboratuar çalışması yapmaya ihtiyaç vardır. Dr. Muhammed Dahâhınî’nin 2000 Eylül’ünde bir Alman dergisinde yayınlanan çalışması, çörek otu yağının farelerde kolesterol ve trigliserit düzeyini düşürdüğünü ortaya koydu.

Tansiyon Yüksekliğine Karşı
Kazablanka (Fas) Therapi Dergisinin 2000 sayısında yayınlanan bir çalışmada araştırmacılar günlük olarak 0.6 mg. alınacak çörek otu özünün idrar söktürdüğünü ve tansiyonu düşürdüğünü tespit ettiler. Çörek otu özü ile tedavi edilen farelerde tansiyon yüksekliği ortalama olarak %22 oranında düşerken nidilat hapı verilerek tedavi edilen farelerde %18 oranında düştüğü görüldü. (Nidilat, tansiyon düşürücü etkisi bilinen meşhur bir haptır.) Çörek otu ile tedavi edilen farelerde idrar miktarı artmıştır.

Çörek Otu ve Romatizma
Ağa Han Üniversitesinden (Pakistan) araştırmacılar, Phytother Dergisinin 2003 Eylül sayısında yayınlanan bir çalışmalarında aşağıdaki soruyu gündeme getirdiler: Romatizma hastalığına yakalanmış olan kimselerde mafsal iltihabının hafifletilmesinde çörek otu ne gibi bir rol oynamaktadır? Doktorlar tarafından bilinen vücutta fagostik hücrelerin (macrophages) ürettiği bir madde olduğu ve bu maddenin nitric oxsid adını aldığı bilinmektedir. Bu madde iltihap olayında arabulucu bir rol oynamaktadır. Araştırmacılar çörek otu özünün nitric oxsid üretimini yavaşlattığını tespit etmişlerdir. Belki bu, çörek otunun eklem iltihaplarını hafifletmedeki rolünü açıklayabilir. Demmam Kral Faysal Üniversitesinden Dr. el-Ğâmidî’nin J Ethno Pharmacol Dergisinin 2001 sayısında yayınlanan bir araştırmasına göre çörek otunun eklem iltihaplarına karşı yatıştırıcı bir etkisi bulunmaktadır. Bu özellik çörek otunun bu etki mekanizmasını anlamak için daha fazla çalışma yapılmasına kapıyı aralayacaktır.

Çörek Otunun Kanı Sulandırması
Demmam Kral Faysal Üniversitesinde (Suudi Arabistan) fareler üzerinde yapılan bir çalışma çörek otu yağının pıhtılaşma faktörlerine karşı etkisini ortaya koymuştur. Denek fareler çörek otu yağı ihtiva eden unla beslenmiştir. Araştırmacılar normal unla besledikleri farelerle bu fareleri mukayese etmişlerdir. Ortaya çıkan sonuç pıhtılaşma faktörlerinde bazı değişikliklerin görüldüğüdür. Farelerin kanında fibrinojen maddesinin yükseldiği görülmüştür ve prothrombin zamanı uzamıştır. Bu da bize çörek otu yağı kullanarak farelerde kanı pıhtılaştıran faktörde değişiklikler meydana getirme imkanı olduğunu göstermektedir. Ancak bu konuda da insanlar üzerinde deney yapılmasına ihtiyaç vardır.

Çörek Otu ve Mikroplar
Kahire Üniversitesinden Dr. Mürsî Acta Microbiol Pol Dergisinin 2000 sayısında yayınlanan bir araştırmasında çörek otunun mikroplara olan etkisini incelemiştir. Doktor, gram pozitif boyadan 16, gram negatif boyadan 6 çeşit üzerinde incelemede bulunmuştur. Bunun neticesinde bazı mikrop türlerinin çörek otu özüne karşı olumlu cevap verdiği ortaya çıkmıştır.

Çörek Otu ve Mantarlar
Ağa Han Üniversitesinde (Pakistan) yapılan bir çalışma Phytother Res Dergisinin 2003 Şubat sayısında yayınlanmıştır. Bu çalışmada kandidiyasiz (candıda albıcans) hastalığına yakalandırılan fareler çörek otu özüyle tedavi edilmiştir. Araştırmacılar candida albicans mantarlarının gelişiminde çok büyük oranda gerileme olduğunu görmüşlerdir. Dr. Ağa Han araştırmasının sonunda şöyle denmiştir: “Bu çalışmanın neticesi, çörek otunun mantarların tedavisinde faal olduğunu ortaya koymaktadır.”

Diyabet ve Gastritte Çörekotu

YYÜ Kimya Bölümünde yapılan araştırmayla çörek otunun birçok hastalığın tedavisinde etkili olduğu bildirildi. Yrd. Doç. Dr. Halit Demir, çörek otunun faydalarının belirlenmesi amacıyla yaptıkları araştırmada, çörek otunun önemli yararlarının tespit edildiğini söyledi.  Demir, bu araştırma sonucunda çörek otunun özellikle diyabet hastalığında önemli etkiye sahip olduğunu belirtti. Çörek otunun diyabet hastalarında glikoz düzeyini düşürdüğünü, insülinin etki ettiği ve yapıldığı pankreas hücrelerini iyileştirdiğini de kaydetti.

Demir, çörek otunun, mide gastritinin iyileşmesinde de önemli etkiye sahip olduğunu, bu bitkinin vücuda giren ve zarar veren ağır metallerin etkisinin azaltılmasında da yarar sağladığını vurguladı. Çörek otunun yararlarının halk tarafından bilindiğini, ancak şimdiye kadar bunun çok fazla bilimsel araştırmayla ortaya konmadığını anlattı.

Demir, bu bitkinin faydaları üzerine yapılan bilimsel çalışmaların sayısının da giderek arttığını, çok sayıda bilim adamının bu konuda çalışma yürütmeye başladığını ifade etti. Alternatif tıbbın günümüzde büyük önem kazandığına işaret etti.

Demir ayrıca, bu tür bitkilerin birçok hastalığın tedavisinde giderek önemli rol üstlendiğini, bu sebeple çörek otunun faydalarının araştırılmasına yönelik çalışmalarını sürdüreceklerini bildirdi.Çörek otu tohumu ile farelerde yapılan çalışmalarda kan şekeri üzerine etkili olduğuna dair çalışmalar vardır. Ancak insanlarda henüz bu konuda bir çalışma yapılmamıştır.

Çörek otunun faydalarını içinde bulunan Timokinon denen madde sayesinde sağladığı ortaya çıkmıştır.

Yapılan bu çalışmalar, Hz. Peygamber’in (S.A.V) getirdiklerine dair modern incelemelerin sadece bir kısmıdır.

Hafızayı Kuvvetlendirmek için: Bir bardak nane çayına 7-11 damla çörek otu yağı damlatılır ve bal ile tatlandırılır. Günde iki defa içilir.

Hormon Dengesizliğine karşı: Her sabah bir tatlı kaşığı öğütülmüş çörek otu, 10-20 mg. arı sütü, 30-50 gr. bal karıştırılır. Ağızda eritilip yutulur. Buna bir ay devam edilir.

Kısırlığa karşı: Bir bardak çörek otu, ½ bardak turp tohumu öğütülür. İki bardak bal ile karıştırılır ve sabah-akşam bir çorba kaşığı yenilir. Bitene kadar devam edilir.

Böbrek ve safra taşlarını eritmek için: Bir kahve fincanı taze öğütülmüş çörek otu, bir kahve fincanı doğal bal karıştırılır. Üç baş sarımsak dövülüp çörekotu-bal karışımıyla yoğrulur. Üçe bölünür ve günde üç defa 50-100 gr. limon suyu ile birlikte alınır. 7 gün boyunca her gün aynı işlem tekrarlanır.

Çörek Otu ile Zayıflayabilirsiniz…

Çörek otunu veya yağını kahvaltı ve yemeklerden bir saat önce bir çay kaşığı miktarında bir bardak su ile yutmalısınız. Çörekotu yağını yüzde yüz saf, ilk sıkım ve soğuk sıkım olarak tercih edin. Çörek otu fazla kiloları olan kişilerin iştahını azaltabilir. Daha çabuk doyma hissi oluşturur. Bu şekilde zayıflamanıza yardımcı olur. Yemekten önce içilen bir bardak suyun da zayıflamaya etkisi vardır.

Resmi laboratuar kayıtlarına göre: Kahvaltı ve yemeklerden yarım saat önce, yani günde 3 kez ortalama 200 tane çörek otu tohumunu çiğneyerek yutmak zayıflatmaktadır.

Çörek Otu ile Zayıflama:

Bilimsel dokümanlarda ise özet olarak şu bilgiler yer almaktadır:

1- Kahvaltı ve yemeklerden yarım saat önce 0,7 gr. (yaklaşık 200 adet tohum) yeni öğütülmüş veya çiğnenerek 1 bardak su ile birlikte yutulacak.
2- Veya kahvaltı ve yemeklerden yarım saat önce 5 damla çörekotu yağı 1 bardak su ile yutulacak.

Çörek otunun zayıflatma etkisini şu şekilde gösterdiği düşünülmektedir:

1- İştahı kapatarak,
2- Karaciğeri temizleyerek sindirimi hızlandırarak.
3- Lubricant (yağlayıcı) özelliği ile bağırsakları kaygan hale getirerek, yani müshil etkisi göstererek, besinlerin daha hızlı geçmesini sağlayarak.
Çörek otu tohumu ve yağının farelerde yapılan çalışmalarda antioksidan etki gösterdiği, tümörü küçülttüğü, pankreas kanserinin ilerlemesini durdurduğuna dair yayınlar vardır. Ancak insan çalışmaları henüz yoktur.

En iyi AntioksidanYerli Çörek Otu Tohumunun Antioksidan Aktivitesinin Belirlenmesi

Baharatlar asırlardır insanoğlu tarafından birçok hastalığın tedavisinde, dini törenlerde, lezzet ve koku maddelerinde kullanılmıştır. Günümüzde, baharatlardan ya da bunlardan izole edilen antioksidan etkili maddelerden; gıda endüstrisinde raf ömrünü uzatmak, eczacılıkta tentür şurup ve kozmetik sanayi gibi birçok endüstri alanında geniş bir şekilde faydalanılmaktadır.

Bugün gıda sanayinde, yağ ve yağ katkılı ürünlerinin raf ömrünün uzatabilmek için sentetik antioksidanlar kullanılmaktadır. Son zamanlarda bu maddelerin kanserojen etkiye sahip oldukları yapılan bir dizi araştırma sonucunda belirlenmiştir. Bunun sonucu olarak da, gittikçe doğal kaynaklı ürünlerin kullanımına yönelik eğilim hızla artmaktadır.

Bu çalışmada amaç; bilimsel araştırmalar neticesinde farmakolojik etkiye sahip olduğu neticesine varılan çörek otu tohumunun, doğal antioksidan kaynağı olarak önemini vurgulamaktır. Bu amaçla, yerli (Konya) ve yabancı (Mısır) çörek otu tohumlarının, radikal süpürme etkisi ve toplam fenolik madde miktarı gibi antioksidan aktivite değerleri incelenmiştir. Ve Türkiye kökenli numunenin hem radikal süpürme etkisi, hem de fenolik madde miktarı açısından diğerinden daha yüksek antioksidan aktiviteye sahip olduğu belirlenmiştir.

Görülmektedir ki, atalarımızdan günümüze kadar gelen sütün ve yoğurdun üzerine bir kaç tane çörek otu konması geleneğindeki amaç sütün ve yoğurdun raf ömrünün uzatılmasıdır. Ayrıca nazardan korumak için de koymaktadırlar…

Çörek otuyla DNA’nızı koruyun

Çörek otu DNA hasarlarını azaltmaktadır. Dolayısıyla yapılan deneylerde azoksimetan gibi ikinci derece zehirli maddelere maruz bırakılmış kolon dokularındaki kanser gelişimini de önlemiştir.

Bağırsak mukozasında glikoz emilimi olumsuz etkilenen ve ayrıca glikoza bağlı insülin salgılanması gibi glikoz intoleransı (tolerans bozukluğu) gösteren diyabet hastalarında ise büyük iyileştirici etkiler göstermiştir.

Çörekotunun karaciğeri kurşun gibi toksik metallerin zararlı etkilerinden de koruduğu ve karbon tetraklorit gibi kimyasallara maruz bırakılan karaciğer dokusunda ise lipit peroksidasyonu azalttığı görülmüştür.

Uyarılar! -Çörek otunu hamile iken kullanmayınız!

– Çörek otu bir ilâç değildir.

– Rahatsızlığınızı öncelikle bir doktor ile paylaşın ve tavsiyelerini kesinlikle yerine getirin. Çörek otu kullandığınızı veya kullanacağınızı belirtin. Çörek otu kullanırken belirli aralıklarla tahlil yaptırın ve bu tahlilleri bir sağlık uzmanından yorumlamasını isteyin.

– Çörek otunun aşırı kullanımı bağırsaktaki faydalı bakterilerin ölümüne yol açar. Bunun neticesinde ise ishale sebebiyet verebilir, bu yüzden lütfen fazla fazla kullanmayın.

– Çörek otunun, tansiyon düşürücü veya idrar söktürücü ilaçlar ile birlikte kullanılması, çörek otunun mevcut tansiyon düşürücü ve idrar söktürücü etkisini güçlendirir. Antibiyotik ilaçlar (streptomycin and gentamicin) ile birlikte kullanılması ise anti bakteriyel etkiyi arttırdığı bildirilmiştir.

– Bir teoriye göre, çörek otunun kemoterapi ilaçları ve radyoterapi tedavisi ile birlikte kullanılması, çörek otunun anti oksidan etkisi nedeniyle bu tedavi yöntemlerinin etkisini azaltabilir. Bu ise çörek otunun ilaç yarılanma sürelerinde kısalmaya neden olabilmesi demektir.

– Çörek otu kullanırken herhangi tedavi görülüyorsa tedavi etkilenmez, çörek otu kullanımına devam edilir. Sadece kanser tedavisinde bazı hallerde (ışın tedavisi) çörek otu kullanımına ara verilmesi istenebilir.

– Çörek otu omega 3 ve omega 6 yağ asitlerini yeterli miktar ve oranda ihtiva ettiğinden kullanım sırasında takviye olarak belirtilen bu yağ asitleri alınmamalıdır.

– Çörek otu kan şekerini düşürdüğü için kan şekeri düşük olanlar gerekli tedbiri almalıdır.

– Aç alınırsa sindirim sistemi rahatsızlığı olanlarda mide tahrişi, bulantı, ekşime ve yanma yapabilir. Yemekten sonra alınması önerilir. Çok önemli olmamakla beraber bu şikayetler için doktor kontrolünde anti asit ilaçlar alınabilir.

– Çörek otunun uzun süre yüksek dozda kullanımı böbrek ve karaciğerde yorgunluk başta olmak üzere vücudunuza zarar verebilir.

– Çörek otu yağı içilecekse açık parlak sarı renkli, kolay akıcı, dibinde tortu olmayan, tadı ve kokusu hoş olan ürünler tercih edilmelidir. Bu özelliklere uymayan çörek otu yağı içilmez, sadece haricen kullanılabilir. Ayrıca çörek otu tohumu satın alırken tohumların mümkün mertebe olabildiğince büyük olmasına özen gösterin. Küçük ve elek altı tohumlarını tercih etmeyin.

– Özellikle yağı haricen cilde uygulandığında bazı hassas ciltlerde alerjiye neden olabilmektedir. Bunun nedeni kullanılan çörek otu yağının niteliğini yitirmesi, çörek otu yağına karıştırılabilecek muhtemel diğer yağlara gösterilen alerjik tepkidir. Veya deriye uygulanan çörek otu yağının, vücut ısısının yüksek olmasından veya emilim sürecinin uzamasından dolayı (ateşli rahatsızlıklar gibi durumlarda) çörek otu yağının bozulmasından olabilmektedir.

– Çörek otunun böbreklerde ve safra kesesinde taş düşürücü etkisi mevcuttur. Vücudunuzda olabilecek sessiz taş olarak da nitelendirilen ve şimdiye değin fark etmediğiniz bu taşlar, düzenli olarak çörek otu kullanımına müteakiben hareketlenebilir, parçalanabilir, eriyebilir veya düşmeye başlayabilir. Bu nedenlerden dolayı bazen hafif bazen de çok çok şiddetli ağrılara neden olabilir. Böyle bir durumda hemen bir sağlık kuruluşuna gidin ve çörek otu kullandığınızı da bildirin.

– Dünya genelindeki bütün kaynaklarda çörek otunun yan etkisinin olmadığı, neredeyse hiçbir ilaç ile etkileşime girmediği, çok çeşitli hastalıklarda iyileştirici etkisinin bulunduğu yapılan deneylerle kanıtlanmıştır.

Kullanımı ve Dozu

Tohumu: 2 gram veya bir silme tatlı kaşığı veya dolu dolu bir çay kaşığı kullanılabilir. 2 gram çörek otu ortalama 600 ile 650 tane arasındadır. Bu rakam piyasada çokça bulunan ve Türkiye’de yetişen çörek otu tohumları için geçerlidir.

Yağı: Günde üç defa, 5 damla veya 1 çay kaşığı bir miktar su ile kullanılabilir.

Tane olarak çörek otunun yüzeyi mumla kaplı olduğundan sindirilemez. Hazır satılan öğütülmüş çörekotu kesinlikle yenmemelidir. Çok zararlıdır ve sadece haricen kullanılabilir. Sabah ve akşam aç karnına yemeklerden yarım saat önce günlük toplam 2 gramı geçmeyecek şekilde tüketilmelidir. Yeni öğütülmüş veya ağızda çiğneyerek yenilmelidir. Veya macunu yapılıp birer tatlı kaşığı şeklinde de tüketilebilir.

Çörek Otu Kürü

Çörek Otu, vücudu bir bütün olarak tedavi ederek olması gereken sağlıklı durumuna yaklaştıracağı için etkisini ilaç gibi hemen göstermez. En az 1-2 ay olmak üzere, belli bir müddet devam edilmesi gerekir.

Çörek otunu ilk kullanmaya başlayanlar 6 ay boyunca düzenli olarak yemelidir. Daha sonraki yıllarda 6 ay kullanıp 6 ay ara verme şeklinde devam edilebilir.

Çocuklarda kullanım süresi yetişkinlerde olduğu gibidir. Yaş gruplarına göre kullanım miktarları şöyledir:

Yetişkinlerin kullandığı miktar üzerinden:

2 ile 5 yaş arası, yetişkinlerin üçte biri oranında. (Ortalama 100 ila 150 çörek otu tanesi.)
5 ile 12 yaş arası, yetişkinlerin yarısı oranında. (Ortalama 300 tane.)
12 yaşından büyükler, yetişkin (tam) oranında kullanabilirler.

Nasıl Yenir?

Çörek otunun en iyi tüketim şekli:

Tohumlarını çiğneyerek tüketmektir. Ancak çörek otunu uzun süreli kullanabilmek, boğazda ve midede yanma, tadını sevmeme gibi tüketim sırasındaki yan etkilerinden korunmak için çörek otunun da bir tüketim yöntemi vardır.

1 silme tatlı kaşığı çörek otu tohumu ağıza alınır.
1 – 2 dakika tohumlar ağızda gezdirilerek bekletilir. Bu sırada tükürük salgısı tohumları yumuşatır. Bunu tohumların ağzınızda çıkardığı sesin yumuşamasından da anlayabilirsiniz. Bunu yaptığınız takdirde çörek otunun ağzınızda ezilmesi kolaylaşacaktır.

Yumuşayan çörek otu tohumlarını çiğnemeye başlayın.
Bütün tohumlar iyice ezilinceye kadar çiğneyin ve en önemlisi çiğneme sırasında hiç yutmayın ve yutkunmayın. Çünkü çörek otu çiğnendikçe acımsı tadını yerini daha tatlı bir tada bırakacak. Yuttuğunuz da boğazınızda acı bir tat bırakmayacak ve midenizde yanma hissi oluşturmayacaktır. Eğer bir yandan çiğneyip bir yandan da biraz biraz yutmaya başlarsanız çörek otunun tadı henüz acı olacağından boğazınızda ve midenizde yanma hissi oluşturacaktır.

Ve son olarak: İyice çiğnediğiniz çörek otunu yarım bardak su ile hızlıca yutun.

Eğer bu şekilde kullanamıyorsanız, günlük tüketilmesi gerek çörek otunu yanınızda taşıyın ve çörek otu tüketimini tüm güne yayın. Sanki çekirdek yer gibi 10’ar 10’ar, 20’şer 20’şer gün boyunca tüketin. Bu şekilde yaptığınızda çörek otunun acılığını daha az hissedersiniz. Veya kuru üzüm ile birlikte de tüketebilirsiniz. Böylece daha güzel bir tat elde etmiş olursunuz.

Tâbiîn’den Katâde (r.a.): “Her gün 21 tane çörek otu alarak onları bir bezin içinde suya koyar, bir müddet bekledikten sonra o sudan birinci gün burnunun sağ deliğine iki, sol deliğine bir damla; ikinci gün sol deliğine iki, sağ deliğine bir damla; üçüncü gün ise sağ deliğine iki, sol deliğine bir damla nezle için damlatılır.” demiştir.

Çörek Otu Macunu…

Ballı Macun

Çoğu hastalıklar için en güzel kullanım yöntemi macun şeklindedir. 1 kg. bala, 200 gr. Çörek otu öğütülüp karıştırılır. Bir kaba konur, üstü tülbentle örtülür. Üç gün üç gece ay ve yıldızları görecek şekilde bekletilir. Sonra bu macundan 3 çay veya 1 tatlı kaşığı günde 3 kere aç karnına yenir.

Burada önemli olan kısım, öğütülme işlemi. Kesinlikle öğütülmüş çörekotu almayın. Kendiniz öğütün ama havanda döverek değil ufak elektrikli kahve öğütme makinelerinde. Eğer havanda da dövecek iseniz çok çabuk davranmanız gerekir. Çünkü çörek otunun muhteviyatında bulunan uçucu yağlar ve diğer kıymetli bileşimler eğer öğütme işlemi uzun sürer ve bekleme söz konusu olur ise niteliğini yitirebiliyor. Bunun için öğütme işlemini çok çok hızlı yapıp öğütülmüş çörek otunu bir an evvel süzme bal ile karıştırmalısınız. Balın da kaliteli olması konusu üzerinde durursanız daha da fazla şifa bulacağınızı düşünüyoruz.

Pekmezli Tahinli Macun

100 gr. çörek otu öğütülür ve bekletilmeden, 100 – 150 gr. pekmez ve 200 gr. tahinle karıştırılır. Sabahları bir tatlı kaşığı miktarında tüketilir.

Not: Çocukların isteyerek yemesi için karışıma 25 gr. Kakao ilave edilebilir.

Merak etmeyin ve üzülmeyin. Allah (CC.)’nun izniyle çörek otu vücudunuzu tümüyle düzene sokacaktır. Bütün benliğinizle buna inanmanız, bulacağınız şifayı artıracaktır.

Bir şeyi de belirtmek isteriz. Çörek otunu lütfen fazla tüketmeyiniz. Fazla suyun, fazla oksijenin, fazla balın zararlı olduğu gibi fazla çörek otu da zararlıdır, fazla yemeyiniz. Sabırlı olunuz.

4000 yıllık Çörek Otu Macunu

Boyalı Höyükte çıkan M.Ö. 2000 yılına ait bir Hitit matarasında yapılan analizler sonucunda bulunan maddenin çörek otu macunu olduğu anlaşıldı.

2004 yılında Boyalı Höyükte tarımsal bir tahribatın gerçekleştirildiği öğrenilmiş, bunun üzerine aynı yıl tahribat alanında bir temizlik çalışması yapılmıştır. Höyüğün etek kesiminde tahribat sırasında oluşan kesit içinde bir Hitit matarası bulunmuştur. Matara içinden çıkan organik kalıntının analiz sonuçları, matara içeriğinin balla karıştırılmış çörek otu tanelerinden yani çörek otu macunundan oluştuğunu ortaya koymuştur. Bu da bize milattan önceki dönemde çörek otunun günümüze nazaran daha iyi bilindiği ve kullanıldığını göstermektedir.

Çörek otu çorbası…

Malzemesi: 1 çay bardağı arpa unu, 2 çorba kaşığı zeytinyağı, 1 su bardağı süt, 2 çorba kaşığı çörek otu, 1 tatlı kaşığı kekik, 4 su bardağı su, tuz.

Yapılışı: Arpa unu ile süt karıştırılır. Tencereye konulup su ve tuz ilâve edilir. Ateşte kaynamaya bırakılır. Kaynayınca birkaç taşım karıştırılarak pişirilir. Öğütülüp toz hâline getirilen çörek otu bir tavada kısık ateşte kavrulur. Keskin kokusu çıkınca ateşten alınır. Biraz soğuyunca zeytinyağı ilâve edilip tekrar ateşe konulup kızdırılır. Çorbanın üzerine gezdirilir. Kekik serpilip servis yapılır….

Çörek Otu Yağı

Çörek Otu Yağı (Black Seed Oil) içinde barındırdığı; hoş kokulu yağlar, elementler, enzimler ve vitaminler gibi içerdiği yüzden fazla öğeden dolayı oldukça faydalıdır. İçinde Omega 3 ve Omega 6 ihtiva eden %58 oranında temel yağ asidi vardır. Bunlar, bağışıklık sistemini alerji ve enfeksiyonlara karşı güçlendirip dengeleyerek kronik hastalıklara karşı koruma sağlayan Prostaglandin E1 oluşumu için gereklidir. Bu oluşum sağlıklı hücreleri virüslerden koruyup tümör oluşumunu engeller.

Yağın sindirimi, lenfler vasıtasıyla yapılır bu sayede lenf sistemi arıtılıp böbrek taşı oluşumu engellenir. Nigella Sativa yağı Tutankamon’un mezarında bulunmuştur. İyileştirici ve güzelleştirici özelliklerinden dolayı Kleopatra tarafından da kullanıldığı bilinmektedir.

Yunan filozof, Dioskorides; baş ağrılarını, burun tıkanıklıklarını, diş ağrısını ve bağırsak parazitlerini tedavi etmek için çörek otu kullanmıştır. Modern tıbbın babası kabul edilen Hipokrat, çörek otunu karaciğer ve sindirim rahatsızlıklarının devası olarak tanımlamıştır. Tıp tarihinin en ünlü kitaplarından biri olan “Canon of Medicine” ın yazarı olan İbn-i Sina, çörek otunun metabolizmayı uyardığını, uyuşukluk ve halsizliği engellediğini savunmuştur.

Modern tıp, bu bitkinin özelliklerini, uyarıcı etkilerini kullanarak hemoroit, hepatit, nezle, ishal, öksürük ve tenya gibi birçok hastalığın tedavisinde kullanmaktadır. Çörekotu ile ilgili ilk yazılı belge “Eski Ahit” de bulunmaktadır.

1959’dan beri, laboratuar ve üniversitelerde 200’den fazla çalışma yapılmaktadır. Amerika’da Güney Carolina Hilton Head Island’da bulunan Kanser Araştırma Laboratuarında, şimdiye kadar yapılmış en kapsamlı çalışmalardan biri, %100 natürel çörek otu yağının (Nigella Sativa) tümör tedavisinde, kemoterapide görülen negatif yan etkileri göstermeyip büyük başarılar sağladığını kanıtlamıştır.

Çalışmalarda Nigella Sativa’nın kemik iliği büyüme oranını %250 gibi bir rakama çıkardığı ve tümörün büyümesini %50 oranında azalttığı tespit edilmiştir. Bu durum, bağışıklık sistemini uyararak hücreleri virüslerin yok edici özelliğinden koruyan interferon üretimini arttırmaktadır. Araştırmacılar, Nigella Sativa’nın anti bakteriyel ve anti mikotik etkilerini onaylamış ve diyabet tedavisinde esas olan şeker seviyesini düşürmekte de faydalı olduğunu tespit etmişlerdir.

Son zamanlarda Aids konusunda yapılan bağımsız çalışmalar, çörek otunun doğal katil hücre aktivitesini arttırırken aynı anda yardımcı ve bastırıcı t hücreleri arasındaki oranı da geliştirip savunma sistemi üzerinde meydana getirdiği şaşırtıcı etkilerini ortaya çıkarmıştır.

Münihli doktorların deneyimleri, aralarında polen ve toz alerjisi, astım ve deri iltihapları gibi hastalıkların bulunduğu alerjik durumların %70’inin Çörek Otu (Nigella Sativa) yağı ile tedavi edildiğini göstermektedir.

Çörek Otu Yağının Bilinen Bazı Faydaları

Hücre yeniliyor, bağışıklık sistemini güçlendiriyor, anne sütünü artırıyor, cildi nemlendiriyor, doğal yolla beyaz saçları siyahlaştırıyor. Çörekotu yağının marifetleri saymakla bitmiyor…

* Mikrop, virüs ve mantarlara karşı öldürücü tesire sahiptir.

* İfraz boşaltıcı ve solunum borusunu genişleticidir.

* Kansere karşı koruyucu etkisi vardır.

* Kan şekerini düzenler.

* Yorgunluk halini giderip zindelik verir.

* Damar sertliği, damar tıkanıklığı hastalıklarını önler.

* Tansiyon ve kolesterolün normale dönmesini sağlar.

* Cinsel gücü arttırıcı etkisi vardır.

* Hazmı kolaylaştırır.

* Vücuttaki zehirleri süzerek atar.

* İdrar söktürücü özelliği ile safraya iyi gelir.

* Yaraların çabuk iyileşmesini ve hücrelerin yenilenmesini hızlandırır.

* Alerjiyi önler.

* Savunma sistemini dengeler.

* Hormon sistemini ve ruh hâlini sağlamlaştırır.

* Saç dökülmesi ve kepeğe karşı haricen sürülür.

* Grip, nezle, baş ağrısına burundan damlatılarak (3 damla) kullanılır.

* Kulakta üşütme ve iltihap durumlarında damlatılarak (3 damla ) kullanılır.

* Göze 2 damla damlatılırsa gözdeki mikropları öldürür.

* Sinüzitte sabah ve akşam buruna 1-2 damla damlatılır ve 1 hafta devam edilir.

Çörek Otu Yağı Nasıl Yapılır?

1. Yöntem:

Bir miktar taze çörek otu bitkisi (tohum değil) iyice kıyıldıktan sonra bir şişenin boğazına kadar doldurulur ve üzerine ağzına kadar saf zeytinyağı eklenerek, ağzı sıkıca kapatıldıktan sonra şişe iki hafta boyunca güneş görebileceği veya sıcak bir yerde bekletilir.

2.Yöntem

30 gr. öğütülmüş çörek otu tohumu, 200 gr. zeytinyağı ile karıştırılır. 7 gün bekletilir ve süzülür. Süzme işlemi çok küçük gözenekleri olan bir süzgeç ile yapılmalıdır (3 – 4 kat tülbentten geçirilerek süzülebilir). Sonra bu karışımı yemeklerde ve salatalarda sos veya günde 20 gr. alarak kullanabilirsiniz. Bu yağ ile ağrıyan eklemlere masaj yaparak, cilt bozukluklarında veya saçınıza sürerek kullanabilirsiniz.

Kullanmayınız !

Bu şekilde ürettiğiniz yağı kulak, burun ve göze damlatarak kullanmayınız. Çünkü ne kadar süzerseniz süzün yinede ufacık çörekotu parçacıkları süzme işleminden geçebilmektedir. Çörek otu tohumunun kabuğu mide asidine dayanabilmektedir, çiğnenmeden yendiğinde sindirilemeyen bir tohumdur. Bu sebepledir ki damlattığınız bölgede uzun müddet kalabilir veya tıkanmaya sebep olabilir.

Çörekotu yağı, tohumlarının preslenmesi ile elde edilir. Tohumlarında hem uçucu yağ hem de sabit yağ vardır. Sabit yağ oranı %28 – 35 arasındadır. Soğuk pres olanı kıymetlidir.

Beyazlamış saçlar için formül…

Önce saçlar doğal bitkisel yağlı saf sabunla yıkanır, durulanır, ardından beyaz saçlı bölgelere çörekotu yağı ile masaj yapılıp saça bir havlu sarılır ve 15 dakika kadar bekletildikten sonra saçlar tekrar sabunla yıkanıp durulanır.

Bu uygulamaya ortalama altı ay haftada iki veya üç defa devam edilir. Saç dökülmesini de önlemeye yardımcı olur.

Çörek otu şimdiye değin bilimin tanık olduğu en mükemmel, yüzlerce bileşimiyle yüzlerce hastalıkla mücadele edebilen en sıra dışı bitkidir. Her Derdin Devâsı “Çörek Otu” ile sağlıklı günler geçirmeniz dileklerimle…

Sosyal Medya Hesaplarımız...

facebooktwitteryoutubegoogleplus

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

+ 78 = 88