Ramazanda sıcak ve susuzlukla mücadele için 10 altın öneri

Ramazanda sıcak ve susuzlukla mücadele için 10 altın öneri
Ramazan Ayı ile birlikte yaz sıcaklarının yaklaştığı şu günlerde, dengeli ve sağlıklı beslenmek daha fazla önem kazandı. Oruç tutarken sıcak ve susuzlukla baş etmek isteyen kişilerin yedikleri kadar yemedikleri de çok önemli.

Ramazan ayında besin tüketim saatlerinin kısıtlı oluşu nedeniyle beslenme alışkanlıklarının da değiştiğini ifade eden Diyetisyen Olcay Barış, sadece dengeli beslenmenin önemine değil, sıcak, susuzluk ve uzun süre yaşanan açlığın ardından tüketilen besinlerde nelere dikkat etmek gerektiğine ilişkin bilgiler verdi. ‘Dengeli Beslen Harekete Geç’ projesi kapsamında bilinçlendirme çalışmalarına devam eden Şenpiliç, Proje Rehberi Diyetisyen Olcay Barış’ın da katkıları ile Ramazan ayında sağlıklı beslenmek adına sağlığınıza zarar vermeden oruç tutmak için besin tercihlerinde çok daha dikkatli olunması gerektiğinin altını çizdi.

Oruç tutarken de sağlıklı ve dengeli beslenme alışkanlığını sürdürmek elimizde diyen Diyetisyen Olcay Barış, Ramazan ayında beslenme düzeni değişen vücudun, bu değişikliklere uyum sağlaması için sağlıklı beslenme önerilerine mutlaka dikkat edilerek Oruç tutulmalıdır dedi. Aksi takdirde, hazımsızlık, gaz, kabızlık, dehidratasyon (sıvı kaybı), hipoglisemi (kan şekerinde düşüş), hipertansiyon, hatta kalp krizine kadar giden sağlık sorunları ortaya çıkabileceği konusunda uyardı. Diyetisyen Olcay Barış, sağlıklı ve besin çeşitliliği sağlanarak sağlığımızı bozmadan Oruç tutmak için yapmamız gerekenleri anlattı;

1- Sıcak ve nemli havalar su kaybettirir: Özellikle sıcaklık ve nem artışı ile birlikte vücutta terleme daha fazla olmaktadır. Bununla birlikte artan sıvı ihtiyacını İftar ve sahur saatleri arasında tamamlamak için 2-2, 5 litre (10-14 bardak) su içilmesi gerekmektedir.

2- Çay ve kahve ile meyve suyu tüketimi azaltılmalı: Aşırı çay kahve tüketimi vücudun sıvı ihtiyacını arttıracağından Ramazan ayında tüketimi kısıtlanmalıdır. Sıvı kaynağı olarak ayrıca ayran ve maden suyu tüketilebilir. Ancak meyve suları ve gazlı içeceklerin tüketimi sınırlandırılmalıdır. Özellikle kilo problemi veya kan şekeri değerlerinde yükseklik yaşayanların meyve suyu tüketmemesi gerekmektedir. Gazlı içeceklerin içinde bulunan şeker oranı ve kafein nedeni ile de tüketilmemesi önerilmektedir.

3- Sahura kalkmak önemli: Oruç tutarken sahura kalkmak Ramazan ayında sağlıklı beslenmeyi sürdürmek için çok önemlidir. Sahura kalkmamak ya da sadece su içip yatmak uzayan açlık süresini 20 saatin üstüne çıkarmaktadır. Bunun sonucu olarak açlık kan şekeri daha hızlı düşeceğinden gün içinde verimsizliğe sebep olmaktadır.

4-Sahurda tok tutucu hafif bir kahvaltı yapılmalı: Sahur öğününde kalori içeriği fazla olan besinleri tüketmek İftar saatine kadar vücudu sağlıksız kılar. Sahur öğününde hafif bir kahvaltı içeriğine tok tutucu özelliği olan ve kaliteli protein içeren yumurtanın dahil edilmesi İftara kadar olan açlık hissinin azalmasına yardımcı olacaktır. Aynı zamanda meyve tüketimi, gün içerisinde vücut için gerekli vitamin-mineral desteğini sağlamaya yardımcı olacaktır.

5-İftar ve sahur arasına üç öğün konulmalı: Gün boyu çok uzun süre aç kalan vücudun düşen metabolizma hızını yükseltmek için İftar ve sahur arasında kalan sürede en az üç öğün besin tüketilmesi gerekmektedir. 1 kase çorba ile açılacak İftar öğününe en az 15-20 dakika mola verilip sonra ana yemek tüketilirse hazımsızlık, şişkinlik yaşanmaz. Ayrıca tüketilen besinlerin çoğunlukla yağ olarak depolanması engellenmiş olur. Ana yemek tüketiminden ortalama 1, 5 saat sonrası küçük bir ara öğün yapmak da kilo koruma açısından etkili olacaktır.

6- İftarda kan şekeri dengelenmeli: İftar öğününde kan şekerini dengeli olarak yükseltecek besin tercihleri yapılmalıdır. Örneğin pirinç pilavı, beyaz ekmek gibi glisemik indeksi yüksek tercihler yapmak yerine bulgur pilavı, tam tahıllı ekmek veya kepekli makarna gibi sağlıklı seçimler yapılmalıdır.

7- Sağlıklı besin seçimi yapılmalı: Ramazan ayında kilo almayı engellemek için sağlıklı besin seçimi önem kazanmaktadır. Kızartma ve kavurma gibi sağlıklsız pişirme yöntemleri yerine ızgara, haşlama, buğlama ve fırında pişirme yöntemleri ile yapılmış besinleri tercih edilmelidir.

8- Şerbetli tatlılar yerine sütlü tatlılar: İftar saatine kadar düşen kan şekeri sebebi ile artan tatlı tüketme ihtiyacında da, sağlıklı seçimler yapmak önem taşımaktadır. Şerbetli ağır tatlılar yerine porsiyon miktarları dengelenerek sütlü tatlı, güllaç, meyve tatlıları veya dondurma yemek daha sağlıklı seçimler olacaktır.

9- Kabızlık sorun olmasın: Beslenme düzenindeki değişiklikler ve gün içine dağılmış sıvı tüketimi olamayacağından kabızlık da Ramazan ayında sık görülen bir sindirim problemi olarak karşımıza çıkmaktadır. Kabızlığı önlemek için öğünlerde posa içeriği yüksek besinler (kurubaklagiller, salatalar), ara öğünlerde de meyve tüketimini ihmal etmemek gerekmektedir.

10- Yürüyüş sindirim sistemini çalıştırır: İftar öğününden 2 saat sonra yapılacak hafif tempolu yürüyüş sindirim sisteminin çalışmasına yardımcı olmakla birlikte kan basıncını yani tansiyonu dengeler, aynı zamanda kilo kontrolünü sağlamaya yardımcı olur.

Sosyal Medya Hesaplarımız...
facebooktwitteryoutubegoogleplus

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

+ 53 = 55