Sevgililer gününü kutlamak caiz midir?

Sevgililer gününü kutlamak caiz midir?

Sevgililer gününün islam dininde yeri ve konumu yoktur. Bu bir hıristiyan adetidir tarihçesi valentin adlı bir papazın 14 şubatta asılmasının yıl dönümüdür. O dönemde birbirlerini seven iki insan varmış dönemin kralı onların evlenmelerini yasaklamış bu valentin adlı papazda bunların nikahlarını kıyar.

Bunu duyan kralda papaz valentini astırır, ve o günden bu güne hıristiyan ve yahudiler bu günü sevgililer günü olarak kutlar. İnsanların birbirlerine hediye vermesi aslında bir sünnettir. Hadisi şerifte hediyeleşin, çünkü hediye sevgiyi artırır, düşmanlığı giderir. Hanımına hediye alabilir arkadaşına hediye alabilir, güzel bir adettir ama sevgili denince bu bizim kültürümüzde yoktur. İslam dini meşruiyeti ön plana çıkartır, gayri meşru olan ilişkileri ise yasaklar. Haram kılar kendi dinimizin emir ve yasakları bizleri bağlar. Başkalarının dinindeki adetleri ise onları bağlar efendimizin bir hadisi şeriflerinde şöyle diyor.

kim? kime benzerse o ondandır.

İnsan kıyamette sevdikleriyle haşrolacak kardeşlerim kimlerin adetlerini sevdiğimize dikkat edelim. Seviyorsak temiz bir niyetle o sevgimizi bir güne değil her güne sıgdıralım bu bizim dinimizinde gereği, yeterki dinimizi iyi anlayalım o kutlu peygamberimizin hadisi şeriflerini araştırırsak dinimizin sevgi dini olduğunuda anlarız. Sevdiklerimizi bir hatırlamayalım onları her gün sevdiğimizi hatırlatalım yeterki güzeli güzel sevelim.

İlmi Araştırmalar ve Fetva Daimi Komitesinin

Sevgililer Günü Hakkındaki Fetvası

فتوى اللجنة الدائمة للبحوث العلمية والإفتاء والدعوة والإرشادفي عيد الحب

 [باللغة التركية ]

Terceme

Muhammed Şahin

ترجمة

محمد بن مسلم شاهين

  

Rabva Semti İslâmî Dâvet Bürosu-Riyad

 المكتب التعاوني للدعوة وتوعية الجاليات بالربوة بمدينة الرياض

1429 – 2008

 Hamd, yalnızca Allah’adır.Salât ve selâm, kendisinden sonra kıyâmete kadar hiçbir peygamber gelmeyecek olan Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-‘in üzerine olsun.

İlmî Araştırmalar ve Fetvâ Dâimî Komitesi, 5324 no ve 3.11.1420 hicrî tarihli saygıdeğer umum müftüsüne,ondan da Büyük Âlimler Heyeti Genel Sekreterliği Komitesi’ne havale edilen Abdullah Âl-i Rabîa tarafından sorulan sorunun metni şöyledir:

“Bazı insanlar, her yıl, 14 Şubat gününü Sevgililer Günü (Valentine Day) olarak kutlamaktadırlar.Bu insanlar,birbirlerine kırmızı güller hediye etmekte,kırmızı giysiler giymekte ve bu gün dolayısıyla birbirlerini tebrik etmektedirler. Bazı pastaneler bu gün dolayısıyla kırmızı renkte pasta ve şekerlemeler imal etmekte ve bunların üzerine de kalp resimleri yapmaktadırlar. Bazı işyerleri de bu gün için imal edilen mallarını (satmak için) ilanlar vermektedirler. Buna göre şu konulardaki görüşünüz nedir?

  

Birincisi:

Bu günü (Sevgililer Günü’nü) kutlamanın hükmü nedir?

İkincisi:

Sevgililer Günü’nde bu işyerlerinden alış-veriş yapmanın hükmü nedir?

Üçüncüsü:

Sevgililer Günü’nü kutlamadıkları halde, bu gün için imal edilen hediyelik eşyalar satan işyeri sahiplerinin hükmü nedir?

Allah Teâlâen güzel şekilde mükâfatınızı versin.

İlmî Araştırmalar ve Fetvâ Dâimî Komitesi, fetvâ vermek için araştırmalarını yaptıktan sonra bu sorulara şöyle cevap vermiştir:

Kitap ve Sünnet’ten gelen açık deliller, -İslâm ümmetinin ilk âlimleri bunun üzerinde ittifak etmişlerdir- İslâm’da bayramların iki tane olduğuna, bunların da Ramazan bayramı ile Kurban bayramı olduğuna delâlet etmiştir. Bu bayramların dışında, ister herhangi bir şahıs ile ilgili olsun, ister bir cemaat (topluluk) ile ilgili olsun, ister bir olay ile ilgili olsun veyahut da isterse herhangi bir anlam ifâde eden bir bayram olsun, bütün bunlar, dînde sonradan çıkarılan bayramlardır. Müslümanın bu bayramları kutlaması, onları kabul etmesi, bu bayramlarla sevinç duyması, bu bayramların kutlanmasına herhangi bir yolla yardımcı olması, asla câiz değildir. Çünkü bu davranış, Allah Teâlâ’nın çizdiği sınırları aşmaktır. Kim de Allah Teâlâ’nın çizdiği sınırları aşarsa, nefsine zulmetmiş olur. Eğer kâfirlerin bayramlarından olması sebebiyle sonradan çıkarılan bir bayrama iştirak ederse (katılırsa), günah üstüne günah kazanmış olur.Çünkü bu davranışta onlara benzeme, onlara sevgi ve dostluk besleme sözkonusudur. Oysa Allah Teâlâ, azîz kitabı Kur’an-ı Kerîm’de mü’minleri, kâfirlere benzemekten, onlara sevgi ve dostluk beslemekten şiddetle yasaklamıştır.

Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-‘den de sâbit olduğuna göre o şöyle buyurmuştur:

 

(( مَنْ تَشَبَّهَ بِقَوْمٍ فَهُوَ مِنْهُمْ.)) [ رواه أبو داود وأحمد ]

 

“Her kim, bir topluluğa (kavme)benzerse(onların giyindiği gibi giyinirse, gittiği yolda giderse ve onların işlediği fiilleri işlerse, günah ve sevap bakımından) o da onlardandır.”[1]

Sevgililer Günü, yukarıda zikredilen cinstendir. Çünkü bu bayram, putperest hristiyanlığın bayramlarından birisidir. Bu sebeple Allah Teâlâ’ya ve âhiret gününe îmân eden bir müslümanın, Sevgililer Günü’nü kutlaması veya onu kabul etmesi veyahut da bu gün vesilesiyle birisini tebrik etmesi kendisine helâl olmaz. Aksine müslümanın, Allah Teâlâve Elçisi Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-‘inemirlerine icâbet ederek bu günü kutlamayı bırakması, Allah Teâlâ’nın gazabını ve cehennem azabını gerektiren sebeplerden uzak durması gerekir.

Aynı şekilde müslümanın, bu gün için yiyecek ve içecek hazırlaması, alış-veriş yapması, bir şey üretmesi, hediye vermesi, mesaj veya mektup yollaması veyahut da ilan vermesi gibi şeylerle bu veya buna benzer, dînen haram kılınmış olan bayramların kutlanmasına yardımcı olması kendisine haramdır. Çünkü bütün bunlar, günah, düşmanlık, Allah -azze ve celle- ve Elçisi Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-‘e isyanüzerinde yardımlaşmak ve işbirliği yapmak demektir. Oysa Allah Teâlâ bu konuda şöyle buyurmuştur:

 

Ey mü’minler! Aranızda) iyilik ve takva üzerinde yardımlaşın.

[2](İçerisinde)günah ve (Allah’ın sınırlarını aşmak olan)düşmanlık üzerinde yardımlaşmayın. Allah’(ın emrine aykırı davranmak)tan sakının. Zirâ Allah’ın azabı çetindir.

 

Müslümanın, her durum ve şartlarda, özellikle de fitne ve fesadın çok olduğu  zamanlarda, Allah Teâlâ’nın Kitabı’na ve Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-‘in sünnetine sıkı sıkıya bağlanması gerekir.

Yine, müslümanın, kendilerine gazap olunan Yahudilerin, sapıklığa uğramış hristiyanların, Allah Teâlâ’nın azamet ve gücünden korkmayan ve İslâm ile gurur duymayan fâsıkların sapıklıklarına düşmemek için zeki ve dikkatli olması gerekir.

Yine, müslümanın, hidâyet talep etmesi ve bu hidâyet üzerinde sâbit kılması için Allah Teâlâ’ya sığınması gerekir.Zirâ Allah Teâlâ’dan başka hidâyete erdirecek ve O’ndan başka hidâyet üzerinde sâbit kılacak hiç kimse yoktur.

Başarı, Allah Teâlâ’dandır.

Allah Teâlâ, Peygamberimiz Muhammed’e, âile halkına ve ashâbına salât ve selâm eylesin.[3]

 

İlmî Araştırmalar ve Fetvâ Dâimî Komitesi

Başkan

 Abdulaziz b. Abdullah b. Muhammed Âl-i eş-Şeyh

 Üye

 Salih b. Fevzân el-Fevzân

 Üye

 Abdullah b. Abdurrahman el-Ğudeyyân

Üye

 Bekr b. Abdullah Ebu Zeyd

Bizi, bir ucundan harama götürebilecek şeylere haram muamelesi yaparız; sevgililer günü, uluorta sevmeye teşvik ihtiva etmektedir. Batılı kültürü yansıtan bu anlayışı, yabancıları taklit açısından da reddetmeye mecburuz. (Nureddin Yıldız)


[1]Ebu Dâvud ve Ahmed.

[2] Mâide Sûresi: 2.

[3]İlmî Araştırmalar ve Fetvâ Dâimî Komitesi, fetvâ no: 21203, tarih: 23.11.1420 h.

Last Updated (Perşembe, 02 Şubat 2012 16:31)

Sosyal Medya Hesaplarımız...
facebooktwitteryoutubegoogleplus

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

− 3 = 7