Süperman’in Yahudiliği daha belirgin olacak

Süperman’in Yahudiliği daha belirgin olacak

DC Comics şirketine geçen ve yeni Süpermen çizgi macera serisini çizecek olan yazar Brian Michael Bendis, yeni hikayede insanlığı yok olmaktan defalarca kurtarmış kahramanın Yahudi köklerine vurgu yapacağını belirtti.

Marvel şirketinden DC Comics’e geçen Bendis, basına konu ile ilgili yaptığı açıklamada, kendisinin de Ortodoks Yahudi lisesi mezunu olduğunu açıkladı.

Şalom gazetesinin haberine göre Bendis yeni serinin maceralarını mayıs ayında yazmaya başlayacağını ve yeni seride de ünlü kahramanın eski maceralarında olduğu gibi Yahudi köklerinden imalar olacağını duyurdu. Bendis, Forbes dergisine şöyle konuştu:

“Ben de Cleveland’dan küçük Yahudi bir çocuğum, Süpermen ile duygusal bağım çok derinlere uzanıyor. Süpermen’in birinci hikayede bebekken adı Kal El’di. El, İbranicede Tanrı’nın birçok adından biridir. O da tıpkı Musa Peygamber gibi yok olmakta olan bir medeniyetten kurtulması için annesi babası tarafından terk edilir ve sonu bilinmeyen bir yolculuğa bırakılır. Musa bir sepet içinde, Süpermen ise bir roket içinde yeni ailesi ile buluşur ve zamanın en güçlü kişilerinden biri olurlar. Süpermen’in sakin, pasif ve korkak Clark Kent kişiliğinden bir anda cesur ve kahraman süper güçlü bir adama dönüşmesi ise, Amerika’ya yokluk içinde gelen ve başarılı olan Yahudi mültecileri temsil etmektedir.”

Süpermen karakteri ilk olarak Cleveland’da yaşamış olan Yahudi asıllı çizer ve yazarlar Jerry Siegel ve Joe Shuster tarafından çizilmişti. Her iki yazar ve çizer de ABD’ye göçmen olarak gelmişti.

Superman’in Yahudi olduğunu biliyor muydunuz?

Superman, Amerika’nın büyük buhran döneminden yeni yeni sıyrılmakta olduğu yıllarda yaratılmıştır. Halk bu kahramanı ve hikayelerini o denli çok sevmiştir ki, farklı firmalar da benzer kahramanlar yaratmaya başlamakta gecikmemişlerdir. Kahraman yaratma konusu bütünüyle hayal gücü bir evrende gerçekleşmemiş, dünya tarihinin önemli olayları da hikayedeki yerlerini almıştır.

Kaptan Amerika, her ne kadar şu anda konumuz olmasa da süper kahraman konseptinin sıradan eğlencelik öğeler olmaktan fazlasına sahip olduklarına dair iyi bir örnektir. Amerikan halkının milliyetçilik damarının kabartılması adına bir araç görevi gören bu kahramanlar arasında, bilinçli bir çalışma ile süper güçler kazandırılan ”beyaz” bir Amerikan askeri, hikayelerinin önemli bir kesiminde Alman Nazizm’ine karşı savaş vermek üzere II. Dünya Savaşı’nda ve sonrasında bu ve başka bir çok tehlikeli güce karşı duruş sergilemiştir.

Kahramanların ortak özellikleri, hikayelerinin %99.9 oranında ABD’de geçmesidir. İlerleyen yıllarda sinema sektöründe kendisini gösterecek olan ”ABD tüm dünyayı kurtarıyor” konsepti de başlangıçta bu karakterler ile popülarite kazanmıştır.

Ortaya çıkışı bu anlamda oldukça özel bir hikayeye sahip olan Superman biraz sürgün biraz göçmendir ve göç etmek zorunda kaldığı gezegen ve ülke için bir kurtarıcı rolü oynayarak ABD’ye göçmenlerin o ülke için ne denli olumlu katkı sağlayabileceklerini anlatmaya çalışılmıştır. Peki ABD’ye büyük katkı sağlayabilecek bu göçmenler kimlerdir?

1938 yılında Joseph Shuster ve Jerome Siegel adlı iki Yahudi göçmen tarafından kendi durumlarını sembolize ederek yarattıkları Superman, sadece göçmenliği değil, ABD’ye yerleşen Yahudilerin o ülkeye katma potansiyelleri bulunan süper gücü de temsil etmektedir. Öncelikle ülke içinde ticareti ve üretimi canlandıran Yahudiler, zamanı gelince bu ülkeyi dışarıya, tüm dünyaya açılan bir güç haline getirmekte etkili olacaklardır. Önceleri kaza yapması olası otomobilleri durduran Superman’in an gelip dünyayı ve insanlığı yok oluştan kurtarması gibi.

YAHUDİ MİTOLOJİSİNDEN GÖNDERMELER

Süperman’in gerçek adı olan Kal-el Yahudilere ait özellikler taşımaktadır. Bu iki sözcük arasındaki benzerliğe dikkat çekmemize gerek var mı dersiniz? Kal-el ve İsra-el. Yahudi isimlerinde dikkat çeken bir benzerlik hemen her köşede karşımıza çıkacaktır. Dani-el, Samu-el, vs vs… Bu isim doğrudan tanrıyı ifade etmektedir. ‘Kal’, Hebrew dilindeki ”söz” İngilizce’de ”voice” olan sözcük İbranice’de tanrıyı ifade etmektedir. Her iki dilde ”söz” ve ”voice” söz olduğu kadar ”konuşma hakkı” da demektir. ”Voice of God”, yani ”Tanrı’nın sözü” olarak çevirilebilir. ”Kal” sözcüğü İbranice’de aynı zamanda ”damar” manasına gelmektedir ki, Yahudi kanını temsil etmektedir.

”El” sözcüğü size daha tanıdık gelmeli. Tanrıyı ifade etmektedir ”tanrının” olarak çevirilebilir ve Yahudi inancı başta olmak üzere İslam inancına da tesir etmiş, El-İlah, Ellah, Allah gibi formlarda karşımıza çıkabilmektedir.

SUPERMAN VE MUSA

Superman, yani Kal-el ile Musa’nın hikayesinde benzeşmeler dikkat çekmektedir. Her ikisi de yok edilecekleri bir felaketten kurtarılmak için henüz bebekken bir başka yere gönderilmiş, başka aileler tarafından evlat edinilmişlerdir. Mısır Firavunu’nun düzenlediği bebek katli ile Kal-el’in yok olan gezegeninden kaçışı, birinde sepet, diğerinde sepete benzer bir ufay kapsülü ile mümkün olmuştur. Her ikisi de Yahudi olmayan aileler tarafından yetiştirilmiş, farklı bir kültürde yetişmişlerdir. Her iki aile de yetiştirdikleri çocuğun üstün nitelikler ile donatıldığına kısa zaman içerisinde tanık olmuşlardır. Genesis ve Exodus efsanelerinin izlerine Kal-el’in hikayesinde rastlamak mümkündür.

Superman’in ‘man’ ile biten ismi bize çok sayıda geleneksel Yahudi ismini anımsatmaktadır; Goldman, Freidman, Hyman, Adelman, Eisenman ve daha bir çok Yahudi ismi de benzer şekilde ‘man’ ile bitmektedirler. O halde Batman, Spiderman vb tüm kahramanlar Yahudi mi sorusunu yöneltebilirsiniz. Hayır! Birkaç paragraf üstte bahsettiğimiz ve Superman’i öteki karakterlerden ayıran alter ego ayrımı onu öteki tüm kahramanlardan farklı kılan unsur olarak bu hususu da değiştirmektedir. O, tüm diğerlerinden farklı olarak doğuştan gelen bir süper güce sahip, gerçek ‘-man’dır. Diğerleri gibi sonradan olmamıştır. Kendilerini doğuşta öteki tüm insanlardan üstün niteliklere sahip gören Yahudiler ile benzeşmektedir.

CLARK KENT ASİMİLE OLMUŞ HALİ

Clark Kent, Superman’in asimile olmuş halidir. Gerçek karakter ise Superman’dir demiştik. Bu ikilem bize Polonya Yahudisi olan ve bir Yahudi folklor öğesi haline getirilmiş, ”dünyanın en güçlü ve yenilmez adamı” olarak anılan, gelişmiş kasları ile bilinen Siegmund Breitbart‘ı anımsatmaktadır. Kriptonit gezegeninin ”Son evladı” olan Superman’in yaşamı sembolik öğelerle doludur ve yaşamı Diaspora’da yaşamını sürdüren Yahudi insanının yaşamı ve tarihi ile süslenmiştir.

Superman, bir hayatta kalma mücadelesinin neticesinde, gerçek vatanından kopmak zorunda kalarak dünyada bir ”uzaylı” olarak yaşamak zorunda kalmanın acısını yüreğinde hissetmektedir. Aynı bir zamanlar kutsal topraklarından uzakta yaşamak zorunda bırakılmış Yahudiler gibi.

Superman’in yaşamı ile kahramanın yaratıcılarının hayatları arasında kadersel bağlar dikkat çekmektedir. Yahudiler gibi Kal-el de yok olmaktan kurtulmak için Amerika’ya kaçmıştır. Clark Kent dış görünüş bakımından Yahudiler gibi eskiye ait demode bir tablo çizmekteyse de Superman kimliği ile yeni dünyaya ait nitelikler ile donatılmıştır.

Sosyal Medya Hesaplarımız...
facebooktwitteryoutubegoogleplus

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

69 + = 75