Kuzey Makedonya’da gerçekleştirilen 10. Balkan Ülkeleri Diyanet İşleri Başkanları İstişare Toplantısı’nın birinci oturumunda konuşan Arpaguş, İslam inancının temelini oluşturan tevhit anlayışının, Müslüman kimliğinin evrensel çerçevesini belirlediğini ifade etti.

İSLAM MEDENİYETİ VE TEVHİT VURGUSU
Tevhit inancının sadece teorik bir ilke olmadığını belirten Arpaguş, bunun aynı zamanda ümmet bilinci ve kardeşlik hukukunun temel dayanağı olduğunu söyledi. İslam medeniyetinin, tarih boyunca adaletle inşa edildiğini ve insanların barış içinde yaşadığı bir düzen sunduğunu dile getirdi.
İslam medeniyetinin temel gayesinin tüm insanlığın huzur ve saadetini sağlamak olduğunu kaydeden Arpaguş, bu anlayışın Peygamber Efendimizden miras kaldığını ifade etti. Bu mirasın, dil, ırk ve renk ayrımı yapmadan birlikte yaşama kültürünü güçlendirdiğini vurguladı.
BALKANLAR’DA BİRLİKTE YAŞAMA KÜLTÜRÜ
Balkanlar’ın, farklılıkların bir arada yaşadığı özel bir coğrafya olduğunu belirten Arpaguş, bölgede yüzyıllar boyunca süren birlikte yaşama kültürünün kardeşliğin en somut örneklerinden biri olduğunu söyledi. Bu kültürün, alimler ve dini kurumların katkısıyla günümüze kadar ulaştığını ifade etti.
İslam’ın rahmet ve merhamet ilkelerinin yeniden hatırlatılması gerektiğini belirten Arpaguş, dünyanın çeşitli krizlerle karşı karşıya olduğunu ve manevi boşluğun giderek arttığını dile getirdi.

